KKTC ile Türkiye arasında imzalanan fiber optik protokolünün Cumhuriyet Meclisi’ndeki görüşmede Meclis Genel Kurulu'nun dün 18.15'te başlayan toplantısı aralıksız bugün de devam etti.
CTP Milletvekili Kürşat: “Başsavcılık görüşü dahi alınmadı”
CTP Milletvekili Fide Kürşat, fiber optik altyapı protokolünün aylardır tartışma konusu olduğunu belirtti.
“11 maddelik protokolü okudunuz mu?” diye soran Kürşat, hükümete yönelik eleştirilerde bulundu.
Ülkede kesilmedik ağaç kalmadığını belirten Kürşat, insanların bütün yaşam alanlarını damarlarının kesildiğini ifade etti.
Konuşmasında ülkedeki ekonomi, hayvan üreticilerinin durumu ve enerji konusunu da ele alan Kürşat, eleştirilerini sürdürdü.
Protokolün “Anayasa’ya aykırı, ihalesiz ve şaibeli” olduğunu ileri süren Kürşat, “Telekomünikasyon Dairesi’nin içine düşürüldüğü durum tamam mı?” diye sordu.
“Biz her gün sahadayız ve insanlarla birlikteyiz. Artık gözü açılmamış kimse kalmadı.” diyen Kürşat, ülkede hiçbir şeyin artık normal olmadığını ifade etti.
Protokolün “bir devir protokolü” olduğunu ileri süren Kürşat, devletin kurumları, sendikaları ve yerli sermayesinin yok sayıldığını söyledi.
“Hükümetin yaptığı hangi işte kamu yararı gözetiliyor?” diye soran Kürşat, protokolle ilgili Başsavcılık görüşü dahi alınmadığını kaydetti.
Konuyla ilgili uzmanların 11 maddelik protokole ilişkin görüşlerini ortaya koyduğunu belirten Kürşat, Meclis Genel Kurulu’nda bu görüşleri paylaştı.
“Bu altyapının mülkiyeti kime ait olacak?” diye soran Kürşat, hem hükümete yönelik hem de protokole dair eleştirilerini sürdürdü.
“Geleceğin en büyük alanıdır internet ve dijital alan. Düşünün, bizi her anlamda bağımlı kılacaklar. Bugün bu çağda internetsiz bir yaşam düşünülemez. Ekmek, su, elektrik gibidir…” ifadelerini kullanan Kürşat, bu alanda bir “tekel” yaratılmaya çalışıldığını savundu.
Fiber optiğin en önemli araçlardan biri olduğunu belirten Kürşat, tüm operasyonların yürütülmesindeki önemine vurgu yaptı.
Gençlerin barınma ve işsizlik gibi ciddi sorunları olduğunu belirten Kürşat, gençlerin yurt dışına göç ettiğini söyledi.
CTP Milletvekili Çolakoğlu: “Neden ısrarla bu insanların, bu toplumun beşeri sermayesini yok sayıyorsunuz?”
CTP Milletvekili Şifa Çolakoğlu da, hayatını kaybeden Kıbrıslı Türk karikatürist, ressam, tiyatro oyuncusu ve yazar Alper Susuzlu’ya rahmet dileyerek, ailesine sabır temennisinde bulundu.
“İnsanın bırakabileceği en büyük miras bir isimdir. Mesele şudur; yastığa başınızı koyduğunuz da vicdanınız ne kadar rahat” diyen Çolakoğlu, ülkenin çok iyi eğitimcileri, sosyologları, mühendisleri, doktorları ve yetkin insanları olduğunu kaydetti.
“Neden ısrarla bu insanların, bu toplumun beşeri sermayesini yok sayıyorsunuz. Neden ısrarla bu ülkenin her anlamdaki varlıklarını yok sayıyorsunuz? ‘Birileri gelsin buraları çekip çevirsin’ diyorsunuz. Biz de inatla ‘Biz yapabiliriz diyoruz’.” ifadelerini kullanan Çolakoğlu, eleştirilerde bulundu.
Teknik dairelerde görev yapan teknik insanların görüşlerinin çok kıymetli olduğunu dile getiren Çolakoğlu, çünkü o alanda bir ömür hizmet verdiklerini ve tecrübe kazandıklarını kaydetti.
“İnsana insanca değer verme noktasında da sıkıntılarımız var.” şeklinde konuşan Çolakoğlu, Meclisin açılmasını bekleyerek geçirdikleri saatlerde çok daha yararlı işler yapabileceklerini belirtti.
Esas meselenin yöntem meselesi olduğunu kaydeden Çolakoğlu, yöntemin doğru, etik ve ahlaki olmadığını savundu.
Konuşmasında hükümete yönelik eleştirilerde bulunan Çolakoğlu, protokolle ilgili neden Başsavcılıktan görüş alınmadığını sordu.
Hükümetin çıkardığı kararnamelerle Meclisi “bypas” ettiğini belirten Çolakoğlu, ülkenin bütün kritik kurumlarının verildiğini savundu.
“Hukukçular, Telekomünikasyon Dairesi, internet sağlayıcıları ve ekonomistler diyor ki 'bu iş tamam değil'. Kime göre tamam, neye göre tamam? Kapalı kapılar ardında yapılan işlerden bıktık, usandık.” diyen Çolakoğlu, ülkede bu işi yapabilecek şirketlere neden fırsat verilmediğini sordu.
Ülkede çocukları ve gelecekleri için insan onuruna yakışan bir gelecek istediklerini dile getiren Çolakoğlu, halkın sabrının dolup taştığını belirtti.
Çolakoğlu, hep birlikte mücadeleye devam edeceklerini belirterek, eleştirilerine devam etti.
CTP Genel Başkanı İncirli: “Bu protokolü geri çekin ve en doğru şekilde nasıl yapılır ona göre değerlendirilsin”
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli de, hükümetin bitmiş bir hükümet olduğunu belirterek, “Dünden beri bu Meclis'te bu konuyu gündeme getiriyoruz ortada hükümet yok.” diye konuştu.
Hükümetin yaptıklarından kurtulamayacağını belirten İncirli, eleştirilerde bulundu.
“Elbette bu ülkenin fiber optik altyapıya ihtiyacı var. İnsanların buna ulaşmaya ihtiyacı var. Hem hızlı hem de uygun fiyatlı olması gereken bir hizmettir. Buna hiç kimse itiraz koymadı. Protokolü incelemeye başladık. Bir de baktık ne gördük; bu protokol çok sıkıntılı… Protokolün içerisinde ihalesiz bir alım söz konusu.” diyen İncirli, ülkenin kurumları ve çalışan insanlarının "hiçe sayıldığını" söyledi.
İncirli, “Bu ülkenin insanına, mühendisine, teknik insanlarına ve sektörlere önem vermeden bu işi yapmayı nasıl aklınıza getirirsiniz?” diye sordu.
“Dünden beri arkadaşlarım bu kürsüden bu konuyu gündemde tutmaya devam ediyor.” diyen İncirli, memleketin ve bu ülkeye sahip çıkan insanların ayağa kalktığını dile getirdi.
İncirli, “Bu yaptıklarınızla birlikte hiç güven duygusu bırakmadınız. İnsanların gözünden iyice düştünüz. Bu protokol meselesinde de ‘yalanlar’ üzerinden işi yürütmeye çalıştınız.” şeklinde konuştu.
“Arkadaşlarımız aylardır anlatıyor size… Bu akıl işi değil, bu memleketin faydasına değil. İçinde belirsiz ve devletin kurumlarını zarara sokacak durumlar var. Bunları açıklığa kavuşturmadan ‘bu işi bitirmeyelim’ dedi size insanlar.” diyen İncirli, bu kadar ısrar ederek ve memleketi gererek hükümetin muradının ne olduğunu anlayamadığını dile getirdi.
Memleketin "gözü ve kulağı kapalı şekilde" idare edilemeyeceğini belirten İncirli, “Siz, hiç yaşadıklarınızdan ders almıyorsunuz.” diye konuştu.
Konuşmasında bir kez daha çağrı yapan İncirli, protokolün hiç kimsenin içine sinmediğini belirterek, “Bu protokolün içindeki hususların bir kısmı sakıncalıdır. Bu protokol üzerinde ısrar etmeniz doğru değildir. Memleketi boşu boşuna germeyin ve insanları boşu boluna ayağa kaldırmayın. Bu protokolü geri çekin ve en doğru şekilde nasıl yapılır ona göre değerlendirilsin.” ifadelerine yer verdi.
Sendikalar, salonda izleyici bölümünde oturumu takip etti
Görüşme esnasında, Meclis önünde toplanan sendika yetkilileri Genel Kurul salonunda izleyici locasına girdi.
CTP Milletvekili Hamzaoğulları yapılmak istenenin “rant” olduğunu savundu
Genel Kurul'da söz alan CTP Milletvekili Biray Hamzaoğlulları, Türk Telekom’un borsada olan ve her an başka birinin eline geçebilecek bir şirket olduğunu ifade ederek, yapılmak istenenin “rant” olduğunu savundu.
Fiber optik altyapısının ihalesiz olarak 25 yıllığına verilmek istendiğini söyleyerek eleştirilerde bulunan Hamzaoğulları, “Doğmamış çocuklarımızın haklarını yemeye ne hakkınız var?” diye sordu.
Ek protokol yapılacağının taahhüt edildiğini ancak yapılmayacağını ifade eden Hamzaoğulları, fiber optik protokolüne ilişkin yasal kaygıları da dile getirdi.
25 yılın çok uzun bir süre olduğunu yineleyen Hamzaoğulları, Hükümetin dayatma yasa ve protokollerle halkın üzerine gittiğini kaydetti.
Bağımsız Milletvekili Rogers: “Tekel yaratacak”
Bağımsız Milletvekili Jale Refik Rogers de, ülkenin kurumsal hafızasına, kültürel mirasına, değerlerine yapılan tahribatı anlatmaktan yorulduklarını belirterek, hükümetin ülkeyi sevmeyen insanlardan oluştuğunu ve koltuklarda oturdukları her gün ülkeye zarar verdiklerini savundu.
Meclis’ten geçen yasaların hiçbirinin halkın menfaatine olmadığını söyleyen Rogers, bunların belirli çevrelerin menfaatine olduğunu öne sürdü.
Hükümetin fiber optik protokolünü ek protokolle düzeltmeyeceğini bildiklerini kaydeden Rogers, üst düzey yetkililere ilişkin “yolsuzluk” iddialarına da değindi.
Halkın hükümete cumhurbaşkanlığı seçiminde değişim mesajı verdiğini belirten Rogers, “Halkı da dinlemiyorsunuz.” dedi.
Fiber optik protokolünün tamam olmadığını, ek protokol yapılması gerektiğini kaydeden Rogers, “Kendileri de bunu bilmelerine rağmen bugün bunu onaylama konusunda ısrar ediyorlar.” diye konuştu.
Bu ülkede bu işi yapabilecek kapasite olduğunu anlatan Rogers, işin ihalesiz verilmek istenmesini de eleştirdi.
Protokolün maddelerine de değinen Roger, tekel yaratacağı, ülkedeki internet sağlayıcılarının rekabet edemeyeceği uyarısında bulundu.
Gelen şirkete verilecek muafiyetleri de eleştiren Rogers, protokolde ülkenin kamu zararını önleyecek, fiyat kontrollünü ve tüketicinin korunmasını sağlayacak maddeler bulunmadığını söyledi.
Rogers, Protokolün Anayasa’ya aykırı olduğunu da savundu.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Arıklı: “Stratejik açıdan hiçbir devlet iletişim altyapısını herhangi bir şirkete devredemez”
Rogers’ın konuşmasının ardından eleştirilere ve sorulara yanıt vermek üzere Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı söz aldı. Arıklı’nın konuşması muhalefet milletvekillerinin tepkileriyle defalarca kesildi.
Bakan Arıklı, muhalefete yönelik “keşke sizin geçmişin de temiz olsaydı.” diyerek, CTP döneminde olduğu söylenen bir yolsuzluk iddiasından bahsetti.
CTP Milletvekili Erkut Şahali, yerinden Arıklı’ya tepki göstererek, Başbakan Ünal Üstel’e yönelik yeni ortaya atılan iddialara dikkat çekti.
Arıklı, CTP’yi iktidara geldiğinde protokolü iptal etmeye ve konuyu Meclis ile Cumhurbaşkanlığına taşımaya çağırması üzerine Meclis’te sesler yükseldi.
Arıklı, Bilişim Adası Kıbrıs projesinden de bahsederek, ülkeyi bilişim adası haline getirmenin önemine vurgu yaptı.
Bilişim sektörünün dünyada büyüyen pazar payından bahseden Arıklı, Güney Kıbrıs’ın son 10 yılda bilişim sektöründeki büyümesine de değindi.
“Bu protokol ek protokollerle zenginleşecek, gelişecek ve güzelleşecek.” diyen Arıklı, Türk Telekom’un paydaşların taleplerini aldığını söyledi. Muhalefet milletvekilleri, bunun için çok geç kalındığı gerekçesiyle tepki gösterdi. Arıklı, ek protokol için önce esas protokolün geçmesi gerektiğini söylerken, muhalefet milletvekilleri bunun doğru olmadığını belirtti.
Bilişim adası olunması için yapılması gerekenleri anlatan Arıklı, kendi göreve geldikten sonra yaptığı çalışmaları da anlattı.
Arıklı, konsorsiyumun bu işi beş yılda yapabileceğini ancak o kadar zaman olmadığını söylemesi üzerine, muhalefet milletvekilleri bunu yalanladı.
Ek protokole ihtiyaç olduğunu yineleyen Arıklı, “neden ihaleye çıkılmadığı” sorusuna, stratejik açıdan hiçbir devletin iletişim altyapısını herhangi bir şirkete devredemeyeceğini, dolayısıyla uluslararası ihaleye çıkılmasını uygun görmediklerini söyledi. Bu nedenle Türk Telekom ile protokol hazırladıklarını kaydeden Arıklı, Türk Telekom’un ülkenin internet erişimini sağlayan bağlantıyı zaten sağladığını söyledi.
Arıklı, Türk Telekom bir gün satılırsa ne olacağı konusunun ek protokolle düzenleneceğini kaydetti.
Bilişim adası hedefine ulaşıldıktan sonra ülke ekonomisinin şaha kalkacağını söyleyen Arıklı, Türk Telekom’un iki yıl içerisinde 8 bin kilometre fiber hat çekeceğini söyledi.
Bilişim Adası Kıbrıs’ın KKTC’ye katkılarından da bahseden Arıklı, geniş bir istihdam sağlanacağını, göçün azalacağını, verimliliğin artacağını, tüm sektörlerin dijitalleşebileceğini, ülke ekonomisinin ciddi şekilde büyüyeceğini anlattı.
Bilim sektöründe ambargoların da olmadığını vurgulayan Arıklı, bu sektörü bir an evvel ülkeye kazandırmak gerektiğini kaydetti. Arıklı, Bilişim Adası Kıbrıs için fiber projesinin önemine de vurgu yaptı.
Protokolde açıklığa kavuşturulması gereken maddeler olduğunu belirten Arıklı, önce bunun yürürlüğe gireceğini sonra da ek protokollerin yapılacağını yineledi. Arıklı, sektör temsilcilerinin ve Telekomünikasyon Dairesi’nin bu protokolden zarar görmeyeceğini de ekledi.
Arıklı, uyuşmazlıklar halinde tarafların anlaşamaması durumunda KKTC Mahkemeleri’nin yetkili olacağını kaydetti.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Arıklı’yı kendisine itibar gösteren kimse kalmadığı gerekçesiyle konuşmasını sonlandırmaya çağırdı.
CTP Milletvekili Derya: “Üzerinizde baskı mı var?”
Bunun üzerine Meclis’te tansiyon yine yükseldi. İncirli, Arıklı’yı birlikte kapının önüne çıkmaya davet etti.
Arıklı, yapılan bu tartışmaların ek protokol hazırlanınca yapılmasını arzu ettiğini kaydetti.
Yerinden söz alan ve esas protokolün çok eksik olduğunu kaydeden Doğuş Derya ise, “Ek protokolü yapmak yerine esas protokolü neden yenilemiyorsunuz? Üzerinizde baskı mı var?” diye sordu. Arıklı, bu protokolün Kuzey Kıbrıs’ın geleceği olduğunu söyledi.
İncirli, Meclis Genel Kurulu devam ederken, dışarıda eylem yapan sendikaların yanına gitti
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Fiber Optik Protokolü’ne karşı direnişi sürdüreceklerini vurgulayarak, “Bu protokol imzalanmayacak.” dedi.
İncirli, Meclis Genel Kurulu devam ederken, dışarıda eylem yapan sendikaların yanına geldi. İncirli’ye CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi ve bazı milletvekilleri de eşlik etti.
“Bu memleketi başkalarına devretmelerine izin vermeyeceğiz”
CTP Genel Başkanı İncirli, burada yaptığı konuşmada, bu memlekete sahip çıkan, memleketi seven, evlatlarını, doğacak torunlarını düşünen herkesin bu mücadelenin içinde olduğunu kaydederek, direniş hep birlikte sürdürüldüğünü vurguladı. İncirli, “Vazgeçecek de değiliz. Bu nereye kadar gidecekse oraya kadar gidecek. Bu protokol imzalanmayacak.” dedi.
İncirli, hükümetin hiç kimseye karşı sorumluluk hissetmediğini savunarak, hükümeti “yalan söylemek, manipülasyon, yolsuzluk ve usulsüzlük yapmakla” suçladı. İncirli, “Bu memleketi çalmalarına, memleketten vazgeçmelerine, memleketi peşkeş çekmelerine, başkalarına devretmelerine izin vermeyeceklerini” söyledi.
Destek veren tüm sendikalara teşekkür eden İncirli, “Bu iş burada bitmeyecek. Biz bunun karşısında duracağız. Çünkü bu bizim boynumuzun borcudur. Hepimizin boynunun borcudur. Sabırla mücadeleyi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.
Eylemciler yerleşke içerisinde eyleme devam etti
İncirli’nin konuşmasının ardından, eylemciler polis tedbirlerinin alınmasıyla Meclis yerleşkesine alınarak, Meclis binasına daha yakın bir yerde eylemlerine devam ediyor. Eylemciler, burada slogan atarak, konuşma yaptı, protokolü kabul etmediklerini vurguladı.
CTP Milletvekili Erkut Şahali'nin, konuşmasına kürsüye siyah bayrak asarak başladı ve bunun iç tüzüğe aykırı olduğunun farkında olduğunu belirterek, “Gereği her neyse yapınız” dedi.
Bunun üzerine oturuma başkanlık yapan Meclis Başkan Vekili Fazilet Özdenefe, meclis çalışmalarına bu şekilde devam edilemeyeceğini, bunun Meclis iç tüzüğüne aykırı olduğunu ifade ederek birleşimi kapattı.
UBP Milletvekili Küçük Tarihin doğru tarafında durma sorumluluğuyla hareket ettiğini ve edeceğini söyledi
Oturumun kapatılması öncesi söz alan UBP Milletvekili Hasan Küçük, komite üyesi olarak bu protokolü sadece bir siyasi bir metin olarak değil, devletin hakları, halkın menfaatleri, yüklenici yani taşeron firma sorumlulukları ve taraflar arasındaki hukuki güven dengesi açısından bütün yönleriyle değerlendirdiğini kaydetti.
Protokole bir tarafın değil tüm taraflar açısından uzlaşı kültürüyle yaklaşmanın görevi olduğunu ve bu şekilde davranmaya devam edeceğini kaydeden Küçük, “Ben burada geçici siyasi hesapların değil kalıcı devlet sorumluluğunun temsilcisiyim. Bu sorumlulukla söz aldım. Benim pusulam makam değil devletin itibarı, halkın menfaatleri ve tarafların hakkıdır. Benim sadakatim koltuklara değil bu halkın geleceğinedir.” dedi.
Kürsüden verdiği her sözün sadece bugünü değil yarının devletini inşa etmek için olduğunu belirten Küçük, bugün burada tarafların değil tarihin doğru tarafında durma sorumluluğuyla hareket ettiğini ve edeceğini kaydetti.
Toplumsal menfaat ve toplumsal sorumluluk bilinciyle bu protokol için 15 gündür mesai yaptığını ifade eden Küçük, her zaman uzlaşı yollarının devlet ciddiyetiyle bulunabileceğini düşündüğünü ve bu şekilde hareket ettiğini kaydetti.
Bu bağlamda bu protokole ve daha önce onayladığı protokollere siyasi gözle değil devlet gözüyle baktığını dile getiren Küçük, “Çünkü ben burada tarafların değil devletin ve halkın emanetinin temsilcisiyim.” diye konuştu.
"Verilen sözün ağırlığı tarihte sonsuza kadar kalır..."
Verilen sözün ağırlığının tarihte sonsuza kadar kaldığını belirten Küçük, komitelerde görevlerinin her gelen yasayı, yasa tasarısını veya önerileri hiç bakmadan noter gibi imzalamak olmadığını vurguladı.
“Komiteler bir fitre görevindedir.” diyen Küçük, fiber optik dönüşümüne ülkenin gelişimi ve kalkınması açısından baktığı için karşı olmadığını dile getirdi. Küçük, “Komite çalışmaları süresince toplumsal uzlaşı sağlamak amacıyla ilgili yasalara idari teknik ve hukuki eksiklerin giderilmesi anlayışıyla her zaman katkı sağladım ve sağlayacağım.” dedi.
Tek gailesinin halkının menfaati ve toplumsal uzlaşı olduğunu yineleyen Küçük, siyasi sorumluluğunun bilinciyle hareket ettiğini ifade etti.
“Protokoller yapılmıştır. İdari ve teknik eksiklikler de bu ek protokoller yöntemiyle giderilmiştir.” diyen Küçük, komite çalışmalarında uyum ve ahenk içinde çalıştıklarını, birçok yasayı iş birliğiyle yaptıklarını, uzlaşı kültürüyle bir noktaya gelmeye çalıştıklarını dile getirdi.
“Siyasi manevra yapabilirsiniz ama halkı kandıramazsınız.” ifadesini kullanan Küçük, siyasetin verilen sözün arkasında durmayı gerektirdiğini belirtti.
Bakan Arıklı: “Bu ek protokol imzalanmazsa, ben burada olmayacağım, bu kadar net ve basit”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da, “Bu protokolün hazırlanmasında ben ve ekibim olsaydı çok daha değişik ve açık ifadeler olabilirdi.” dedi.
Arıklı, Başbakanlık bürokratlarıyla hazırlandığı için protokolün bazı yerlerinde bir takım sıkıntılar olduğunu ve kendisinin de üzerinde durduğu iki konu olduğunu kaydetti.
“Şu anda ek protokoller konusunda geniş bir mutabakat var.” diyen Arıklı, protokolde bazı maddelerin değiştirilmesi, açıklığa kavuşturulması, genişletilmesi ve yeni maddeler eklenmesi konusunda Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinin herhangi bir sıkıntısı olmadığını söyledi.
Arıklı, “Ek protokol konusunda kendinden eminim. Kendime, hükümetime güveniyorum ve en önemlisi de anavatan Türkiye'ye güveniyorum. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti'nin yetkililerinin verdiği bir söz, bizim için çok önemlidir. Onlar bu sözü asla yere düşürmezler.” şeklinde konuştu.
Konuşması sırasında vekillerin sorularına da yanıt veren Arıklı, görüşlerini Türk Telekom yetkililerine ilettiklerini kaydetti.
“Bu ek protokol imzalanmazsa, ben burada olmayacağım, bu kadar net ve basit… Ek protokolün makul bir zaman içerisinde imzalanacağı konusunda garanti veriyorum. O makul süreyi tayin etmek benim haddime değil.” diyen Arıklı, eleştirileri yanıtladı.
CTP Milletvekili Talat ek protokolle bir şeyin düzelme ihtimalinin olmadığını savundu
CTP Milletvekili Olgun Talat da, Erhan Arıklı’nın ısrarla doğruları söylemediğini savundu.
“Bu protokolle ilgili mesele zaten baştan sakattır.” diyen Talat, ek protokolle bir şeyin düzelme ihtimalinin olmadığını öne sürdü.
Talat, “Biraz önce konuşmanızda ‘7-8 maddeye dokunacaksınız’ dediniz ama siz 24 madde konuştunuz.” diyerek, eleştirilerde bulundu.
“Başka firmalar yurt dışından denizaltı kablo çekmeye çalıştığında neden engel oldunuz? Üniversitelerimizde fiber optik altyapı yok mu?” ifadelerini kullanan Talat, bazı sorular yöneltti.
Projede yer alan bazı maddelere de değinen Talat, Bakan Arıklı’yı “yalan söylemekle” suçladı, eleştrilerde bulundu.
CTP Milletvekili Şahali kürsüye siyah bayrak astı
CTP Milletvekili Erkut Şahali de, yeniden söz alarak konuşmasına kürsüye siyah bayrak asarak başladı, buna bazı vekiller itiraz etti.
İç tüzük hükümlerine aykırı davrandığının farkında olduğunu dile getiren Şahali, “Gereği her neyse yapınız.” dedi.
Şahali, “Ülkenin alnına kara leke durumundaki bir hükümetin marifetlerini konuşurken bu konuda kendimi simgelerden arındırmak istemiyorum" dedi.
Şahali, Anayasa’yı, yasaları, kurumları yok sayan bir devlet idaresiyle karşı karşıya olduklarını savundu.
Özdenefe, birleşimi kapattı
Meclis Başkan Vekili Fazilet Özdenefe ise, meclis çalışmalarının bu şekilde devam edemeyeceğini ifade ederek,
Meclis iç tüzüğü ihlal edildiği gerekçesiyle saat 12.30 sıralarında birleşimi kapattı.
Meclis iç tüzüğüne göre bir sonraki toplantı 23 Şubat Pazartesi günü yapılacak.











Yorumunuz