Kıbrıs

Imagine’de kriz sürüyor: Erhürman'dan ve Hristodulidis'den yanıt alınmamış görünüyor

Kıbrıs’taki iki toplumlu Imagine programında belirsizlik sürerken, program koordinatörü Loizos Loukaidis barış eğitiminin hedef alındığını söyledi. BM raportörlerinin iki tarafa gönderdiği mektuplara ise henüz yanıt verilmediği görülüyor.

Kıbrıs’taki iki toplumlu ‘Imagine’ programında belirsizlikler sürerken programın koordinatörü Loizos Loukaidis tarafından dikkat çeken açıklamalar yapıldı. Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği (AHDR) Direktörü ve Imagine koordinatörü olan Loukaidis, Politis gazetesine yaptığı değerlendirmede, barış eğitiminin yalnızca bir eğitim faaliyeti değil, şiddetin önlenmesi ve birlikte yaşam kültürünün inşası açısından kritik bir süreç olduğunu söyledi. 

Loukaidis’e göre Imagine programı, Kıbrıs’taki öğrencileri ve öğretmenleri diyalog, iş birliği ve barış eğitimi faaliyetleri aracılığıyla sistematik biçimde bir araya getiren belki de tek süreç olma özelliğini taşıyor. “Barış eğitimi, anlaşmazlıkların çözümünde şiddeti reddeden toplumların nasıl inşa edildiğiyle ilgilidir” diyen Loukaidis, bunun yalnızca Kıbrıs sorununa değil, demokratik ve çok kültürlü bir toplumun kurulmasına ilişkin bir mesele olduğunu vurguladı.

2015 yılında Tarihsel Diyalog ve Araştırma Derneği ile Dayanışma Evi tarafından başlatılan Imagine programı, 2017’de İki Toplumlu Eğitim Teknik Komitesi himayesinde Güven Artırıcı Önlem olarak kabul edildi. Program kapsamında öğrenciler ve öğretmenler tek toplumlu ve iki toplumlu atölyeler, eğitim ziyaretleri, konferanslar ve ortak etkinliklerde bir araya geliyor. Bugüne kadar 8 bin 800’den fazla öğrenci ile 3 bin 800’den fazla öğretmen programa katıldı.

Loukaidis, programın kimseye kimliğini ya da tarihini “unutmasını” söylemediğini, aksine farklı deneyimlere ve anlatılara sahip insanların birlikte yaşayabilmesini hedeflediğini belirtti. Ancak özellikle son dönemde yanlış bilgilendirme ve düşmanca söylemler nedeniyle barış eğitiminin hedef haline getirildiğini söyledi. “Barış eğitimi nefret söylemiyle hedef alınırken sessiz kalmak tarafsızlık değildir. Bu, bölünmenin, radikalleşmenin ve şiddetin normalleşmesine hoşgörü göstermektir” ifadelerini kullandı.

Imagine kapsamında geliştirilen eğitim materyallerinin yalnızca Kıbrıs’ta değil; Almanya, Filistin, İsrail, Litvanya, İspanya, Gürcistan, Norveç, Nepal, Yunanistan ve Türkiye gibi ülkelerde de kullanıldığını belirten Loukaidis, programın uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir deneyime dönüştüğünü söyledi.

Haberde, "Barış yalnızca savaşın yokluğu değildir; aynı zamanda diyaloğun teşvik edildiği ve çatışmaların karşılıklı anlayış ile iş birliği yoluyla çözüldüğü olumlu, dinamik ve katılımcı bir süreçtir. Ayrıca barış eğitimi; insanların farklılığı bir ilerleme kaynağı olarak görmelerini ve anlamalarını, ırkçılığı ve hoşgörüsüzlüğü reddetmelerini, empati ve eleştirel düşünce geliştirmelerini, toplum ve kamusal yaşam içinde demokratik biçimde yer almalarını sağlayacak bilgi, beceri, değer ve tutumların geliştirilmesini kapsar.

Kıbrıs açısından bu, özel bir önem taşıyor; çünkü topluluklar arasındaki temasın sınırlı kaldığı bölünmüş bir toplumda büyüyoruz. Bu sınırlılık yalnızca Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında değil, diğer dini topluluklar ve yeni gelen nüfuslarla ilişkilerde de görülüyor. Böyle bir ortamda tarih ve kimliğe dair tek boyutlu anlatılar, çoğu zaman anlamlı bir diyalog kurulmadan yeniden üretiliyor" denildi.

Loukaidis, temel sorunun programın devamı için gerekli siyasi ve kurumsal desteğin istikrarlı biçimde sağlanamaması olduğunu belirterek, “Bunca yıl emekle kurulan köprüler kırılgandır. Tarihimizin en karanlık sayfalarını özleyenlerin bu köprüleri yıkmasına izin vermemeliyiz” dedi.

Kaynaklar: Politis

BM özel raportörleri iki tarafa 4 Mart'ta mektup göndermişti

BM özel raportörlerinin 4 Mart 2026 tarihinde hem Kıbrıs Cumhuriyeti’ne hem de Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a gönderdiği mektuplarda da programla ilgili ciddi kaygılar dile getirilmişti. Hakikat, Adalet, Tazminat ve Tekrarlanmama Güvencelerinin Teşviki Özel Raportörü Bernard Duhaime, Kültürel Haklar Özel Raportörü Alexandra Xanthaki ile Eğitim Hakkı Özel Raportörü Farida Shaheed imzasını taşıyan mektuplarda, Imagine programının “Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasında sistematik biçimde güven geliştiren tek işlevsel mekanizma” olduğu vurgulanmıştı. 

Raportörler, Kıbrıslı Türk makamlarının 31 Ekim 2022’de yayımlanan genelgeyle Kıbrıslı Türk okullarının programa katılımını askıya aldığını, programın daha sonra eski çerçevesine döndürülmediğini ve bunun projenin etkili biçimde uygulanmasını ciddi şekilde engellediğini belirtmişti. 

Kıbrıs Cumhuriyeti’ne gönderilen mektupta ise 2025 yılı boyunca özellikle kuzeye düzenlenen öğrenci ziyaretleri nedeniyle programın hedef alındığı, Kıbrıslı Rum medya kuruluşları, siyasi partiler, parlamenterler ve milliyetçi gruplar tarafından yanlış bilgilendirme kampanyaları yürütüldüğü ifade edilmişti. Raportörler, Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2026 akademik yılı için programa ilişkin genelgeyi yayımlamayı geciktirdiğini, bunun programın kuruluşundan bu yana ilk kez yaşandığını kaydetmişti. 

Mektuplarda ayrıca iki tarafın da Eğitim Teknik Komitesi’nin 2017 tarihli ortak raporunda yer alan tavsiyeleri neden uygulamadığı sorulmuş, eğitim, kültür, hukuk ve kurumsal reform alanlarında hangi önlemlerin alındığına ilişkin ayrıntılı bilgi talep edilmişti. BM raportörleri, taraflardan gelecek yanıtların kamuoyuna açıklanacağını da bildirmişti. Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetine yöneltilen sorulara paralel olarak, Kıbrıslı Türk makamlarından da şu hususlarda bilgi talep edilmişti:

“Bu yazışma ve Kıbrıslı Türk makamlarından alınabilecek herhangi bir yanıt, 60 günlük sürenin sonunda iletişim raporlama internet sitesi aracılığıyla kamuoyuna açıklanacaktır. Eğer 60 gün içinde yanıt verilirse, hem yazışma hem de yanıt 60 günlük sürenin dolmasından önce yayımlanabilir. Yazışmalar ve yanıtlar ayrıca İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne sunulacak sonraki dönemsel raporda da yer alacaktır.

Yanıt beklenirken, uluslararası standartlara uygun biçimde ciddi insan hakları ihlallerinin tekrarını önlemek amacıyla gerekli tüm geçici önlemlerin alınmasını önemle talep ediyoruz.” 

Mektuplara ne Erhürman ne de Kıbrıslı Rum Yönetimi yanıt verdi

Ancak yanıtların yayınlanacağı bildirilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği web sitesinde iki taraftan da yayımlanmış herhangi bir yanıt bulunmuyor:

Ekran görüntüsü: Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği

Mektuplara verilen yanıtların yayımlandığı sayfada da herhangi bir yanıt yayımlanmamış görünüyor.

Bu haber hazırlanırken, KKTC Cumhurbaşkanlığı’na yönelttiğimiz ilgili sorulara ilişkin herhangi bir yanıt alınamadı.

Kaynaklar: BM özel raportörlerinin 4 Mart 2026 tarihli Erhürman’a gönderdiği mektup - BM özel raportörlerinin 4 Mart 2026 tarihli Kıbrıs Rum Hükümeti’ne gönderdiği mektup

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın