Dünya

Türkiye: Gazeteci İsmail Arı tahliye edildi; Mahkeme Yunus Emre Vakfı dosyalarını istedi

75 gündür cezaevindeydi. Tahliye edilen gazeteci İsmail Arı'nın savunmasında gündeme getirdiği Yunus Emre Vakfı dosyalarının mahkemeye getirtilmesine karar verildi.

Türkiye’de gazetecilik faaliyetleri nedeniyle 75 gündür tutuklu bulunan BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı hakkında tahliye kararı verildi. Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ilk kez hakim karşısına çıkan Arı, hem kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti hem de gözaltı ve tutukluluk sürecinde yaşananlara ilişkin suç duyurusu taleplerinde bulundu. Mahkeme, savcılığın tutukluluğun devamı yönündeki talebini kabul etmeyerek Arı’nın herhangi bir adli kontrol şartı olmaksızın serbest bırakılmasına karar verdi. 

Gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılanıyor

Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada İsmail Arı hakkında “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “gizliliğin ihlali” suçlamalarıyla toplam 8 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Dava, Arı’nın yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılmış durumda. 

Yoğun ilgi nedeniyle ilk belirlenen salon yetersiz kaldı ve duruşma daha büyük bir salona taşındı. Duruşmayı çok sayıda gazeteci, siyasetçi, meslek örgütü temsilcisi ve yaklaşık 40 avukat takip etti. CHP milletvekilleri Utku Çakırözer, Selin Sayek Böke, Murat Emir, Aylin Nazlıaka ile çeşitli siyasi parti ve sendika temsilcileri de duruşma salonunda yer aldı. 

“Buraya kendimi değil gazeteciliği savunmaya geldim”

Savunmasına başlarken yalnızca kendisini değil gazeteciliği savunmak için mahkemede bulunduğunu söyleyen Arı, 75 gündür “yatarı olmayan bir suçtan” cezaevinde tutulduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanlığı tarafından verilmiş basın kartına sahip olduğunu hatırlatan Arı, gazetecilik faaliyetlerinin fiilen engellendiğini ifade ederek cezaevinde kapasitesinin çok üzerinde bir koğuşta yerde yatmak zorunda kaldığını anlattı. Anayasa’da basın özgürlüğünün güvence altında olduğunu vurgulayan Arı, buna rağmen tutuklu bulunduğunu söyledi. 

Gözaltı sürecine ilişkin suç duyurusu talebi

Savunmasının önemli bir bölümünü gözaltı sürecine ayıran Arı, Kurban Bayramı sırasında aile ziyareti için bulunduğu Tokat’ın Turhal ilçesinde gözaltına alınış biçiminin hukuka aykırı olduğunu öne sürdü.

Kolluk kuvvetlerinin kendisini eşinin ailesinin evinde bulabilmek için telefon baz istasyonu kayıtlarını usulsüz biçimde kullanmış olabileceğini söyleyen Arı, bu konuda suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Bayramın ikinci günü gerçekleştirilen operasyonun, bir suç örgütü liderine yönelik baskın yapılır gibi gerçekleştirildiğini savunan Arı, jandarma ve polisin eş zamanlı operasyon düzenlediğini anlattı. 

Gazeteci Arı ayrıca gözaltı sırasında telefonuna hakim kararı olmaksızın el konulduğunu iddia etti. Telefonunun daha sonra yakınları tarafından Turhal İlçe Emniyet Müdürlüğü bahçesinde teslim alındığını belirten Arı, bu işlemde sorumluluğu bulunan polisler hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını istedi. 

Çıplak arama iddiası

Duruşmada en dikkat çekici başlıklardan biri de Arı’nın Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde yaşandığını ileri sürdüğü çıplak arama girişimi oldu.

Arı, kendisine çıplak arama yapılmak istendiğini belirterek bu işlemi gerçekleştirmeye çalışan polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Mahkeme, Arı’nın suç duyurusu taleplerini kabul etti. 

“Dosya gözaltındayken oluşturuldu”

Savunmasının ilerleyen bölümünde soruşturma sürecine ilişkin dikkat çekici iddialar dile getiren Arı, dosyanın gözaltı sürecinde şekillendirildiğini öne sürdü.

Emniyet ifadesinin tamamlanmasının ardından savcılık tarafından yeni video kayıtlarının dosyaya eklendiğini belirten Arı, soruşturma dosyasının kendisi gözaltındayken oluşturulduğunu savundu. Savcının ifadesini bile almadan kendisini tutuklamaya sevk ettiğini öne süren gazeteci, bu durumun hukuka aykırı olduğunu söyledi. 

“Erdoğan ailesi değil, iddia makamı rahatsız olmuş”

Hakkındaki suçlamalara konu edilen videolar ve haberlerin arkasında olduğunu vurgulayan Arı, iddianamede kullanılan ifadeleri eleştirdi.

Savunmasında, “Söz konusu videodan Erdoğan ailesi rahatsız olmamış, iddia makamı rahatsız olmuştur” diyen Arı, iddianamede “muhtemel” gibi varsayımlara dayalı ifadelerin yer aldığını söyledi. Bu gerekçelerle 75 gündür cezaevinde tutulduğunu belirten Arı, yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. 

Yunus Emre Vakfı vurgusu: “Ödül aldığım haber nedeniyle yargılanıyorum”

Savunmasının en çarpıcı bölümlerinden birinde, kamuoyunda geniş yankı uyandıran Yunus Emre Vakfı dosyasına değinen Arı, bugün yargılanmasına neden olan haberlerin aynı zamanda gazetecilik ödülleri aldığını söyledi.
Hakime hitaben konuşan Arı, Yunus Emre Vakfı’na ilişkin davanın daha önce aynı mahkeme tarafından görüldüğünü hatırlatarak, o davayı izleyip haberleştirdiği için bugün sanık sandalyesinde oturduğunu belirtti.

“Bu haberimle üç ayrı ödül aldım. Halk için gazetecilik yaptım. Tehditlere rağmen gazetecilik yapmaya devam ettim” diyen Arı, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldığını savundu ve beraatini talep etti. 

Avukatlar: “Bu dava gazeteciliği susturma davasıdır”

Arı’nın avukatları da yargılamanın ifade ve basın özgürlüğünü hedef aldığını savundu.

Avukat Kerem Altıparmak, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinin gazetecileri hedef almak için kullanılan bir araca dönüştüğünü öne sürdü. Dosyada somut delil bulunmadığını söyleyen Altıparmak, gözaltı sürecinde savcıyla bile görüşemediklerini belirterek, “Gerçeğe aykırı olduğu söylenen şeyin ne olduğu dosyada ortaya konulmuyor” dedi. 

Savunma makamı ayrıca dosyanın Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesini talep etti ancak bu talep mahkeme tarafından reddedildi. 

Savcı tahliyeye karşı çıktı

Tüm savunmaların tamamlanmasının ardından savcı, Arı’nın tutukluluk halinin devamını istedi.

Savcılık ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğü’nden yeni deliller toplanmasını talep etti. Ancak avukatlar bu taleplerin tahliye kararını engellemek amacı taşıdığını savunarak itiraz etti. 

Mahkeme tahliye kararı verdi

Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, İsmail Arı’nın savunmasının alınmış olması, 75 günlük tutukluluk süresi, delilleri karartma ihtimalinin bulunmaması ve sabit ikametgâh sahibi olması gibi unsurları dikkate alarak tahliye kararı verdi.

Mahkeme ayrıca Arı hakkında herhangi bir adli kontrol tedbiri uygulanmamasına hükmetti. Böylece Arı, yaklaşık iki buçuk aydır tutulduğu Sincan Cezaevi’nden doğrudan serbest bırakılacak. 

Mahkeme haber kayıtları ve Yunus Emre Vakfı dosyalarını istedi

Tahliye kararıyla birlikte mahkeme dosyaya ilişkin bazı ek araştırmalar yapılmasına da karar verdi.

Buna göre, iddianamede yer alan haberler ve sosyal medya paylaşımlarının dijital kayıtlarının Güvenlik Şube Müdürlüğü’nden istenmesi, içeriklerin bilirkişi tarafından incelenmesi, ilgili vakıfların kamu yararına çalışan vakıf statüsünde olup olmadığının Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden sorulması ve Yunus Emre Vakfı ile ilgili diğer dava dosyalarının mahkemeye gönderilmesi kararlaştırıldı. 

Bir sonraki duruşma ise 9 Ekim 2026 tarihinde saat 14.00’te görülecek.

Kaynak: BirGün

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın