ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Suudi Arabistan ile ülkenin kendi nükleer yakıtını üretmesine kapı aralayacak kapsamlı bir sivil nükleer iş birliği anlaşmasını çarşamba günü resmen açıklaması bekleniyor.
Anlaşma, Washington ile Riyad arasındaki stratejik ilişkileri güçlendirmeyi amaçlarken, Suudi Arabistan'ın gelecekte nükleer silah geliştirebileceği endişelerini de yeniden gündeme getirdi.
ABD'li yetkililere göre anlaşma, Suudi Arabistan'ın nükleer reaktörlerde kullanılacak yakıtı ülke içinde zenginleştirmesine imkân tanıyabilecek hükümler içeriyor.
Yönetim, anlaşmanın başta yurt dışına satılan reaktörlerin çoğunu tasarlayan Westinghouse olmak üzere ABD nükleer endüstrisine milyarlarca dolar sağlayacağını tahmin ediyor hem de İran ile yaşanan gerilim döneminde iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı güçlendireceğini değerlendiriyor.
Kongre'de tartışma bekleniyor; İsrail ise anlaşmaya karşı çıkıyor
Anlaşmanın çarşamba günü imzalanmasının ardından kısa süre içinde ABD Kongresi'nin incelemesine sunulması planlanıyor. Cumhuriyetçi Parti içinde anlaşmaya geniş destek verilmesi beklenirken, hem Demokrat hem de bazı Cumhuriyetçi milletvekilleri ile İsrailli yetkililer plana karşı çıkıyor.
Muhalifler, Suudi Arabistan'ın sivil nükleer programı ileride nükleer silah geliştirmek için kullanabileceği uyarısında bulunuyor.
Her ne kadar Kongre'nin anlaşmayı reddetme yetkisi bulunsa da, Trump'ın olası vetosunu aşabilecek çoğunluğun sağlanmasının zor olması nedeniyle anlaşmanın yürürlüğe girme ihtimali yüksek görülüyor.
İsrail şartı kaldırıldı
Suudi Arabistan ile nükleer iş birliği fikri uzun yıllardır gündemde bulunuyor. Joe Biden yönetimi döneminde bu plan, Suudi Arabistan'ın İsrail'i diplomatik olarak tanımasını da içeren daha kapsamlı bir Orta Doğu anlaşmasının parçası olarak ele alınıyordu.
Ancak 7 Ekim 2023'te Hamas'ın İsrail'e saldırmasının ardından bu süreç durma noktasına geldi. Trump yönetimi ise sivil nükleer iş birliğini, Suudi Arabistan'ın İsrail'i tanıması şartından ayırarak müzakereleri sürdürdü.
Uranyum zenginleştirmeye izin verilebilecek
ABD'li yetkililere göre Trump yönetimi, Suudi Arabistan'ın kendi topraklarında uranyum zenginleştirmesi veya plütonyum işlemesi ihtimalini tamamen dışlamıyor.
Bunun için iki ülke arasında nükleer yakıt üretiminin ekonomik fizibilitesine ilişkin ortak çalışmalar yürütülmesi planlanıyor.
Bunun yanı sıra Trump yönetiminin, uluslararası denetçilerin bazı tesislere erişimini sınırlandırabilecek şartları da kabul ettiği öne sürülüyor. Bu durum, nükleer silahların yayılmasını önlemeyi amaçlayan uzmanlar arasında endişelere yol açtı.
BAE modelinden daha esnek
ABD'nin daha önce Birleşik Arap Emirlikleri ile imzaladığı sivil nükleer anlaşma, uluslararası çevrelerde "altın standart" olarak kabul ediliyordu. BAE, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın ek denetim protokollerini kabul etmiş ve kendi nükleer yakıtını üretme hakkından vazgeçmişti.
Suudi Arabistan ile varılan yeni anlaşmanın ise bu standartlara göre daha esnek hükümler içerdiği belirtiliyor.
Veliaht Prens'in açıklamaları yeniden gündemde
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman daha önce yaptığı açıklamalarda, İran'ın nükleer silah edinmesi halinde Suudi Arabistan'ın da aynı yolu izleyeceğini söylemişti.
Prens, bu konuda "hiç tereddüt etmeden" aynı adımı atacaklarını ifade etmişti. Bu açıklamalar nedeniyle ABD Kongresi'nde anlaşmaya yönelik eleştirilerin daha da artması bekleniyor.
İran gerilimi anlaşmayı hızlandırdı
Anlaşmanın, İran ile yaşanan son savaşın ardından bozulan ABD-Suudi ilişkilerini yeniden güçlendirmeyi amaçladığı belirtiliyor.
Mayıs ayında Trump ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman arasında İran savaşı nedeniyle görüş ayrılıkları yaşanmış, Suudi Arabistan ABD'nin bazı askeri taleplerini kabul etmemişti.
Washington yönetimi, sivil nükleer iş birliğinin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı yeniden sağlamlaştıracağını düşünüyor.
"123 Anlaşması" kapsamında yürürlüğe girecek
Anlaşma, ABD'nin yabancı ülkelerle sivil nükleer iş birliğini düzenleyen ve "123 Anlaşması" olarak (1-2-3 şeklinde bilinir) bilinen yasal çerçeve kapsamında hazırlanıyor. Bu tür anlaşmalar, nükleer teknolojinin barışçıl amaçlarla kullanılmasını ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesini hedefliyor.
ABD'nin halen 51 ülke ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile yürürlükte toplam 26 benzer anlaşması bulunuyor.
Wall Street Journal, Trump'ın anlaşmaya salı gecesi son onayı verdiğini bildirdi.
Kaynaklar: WSJ – New York Times













Yorumunuz