Fileleftheros gazetesi köşe yazarı Frixos Dalitis mayıs ayında güney Kıbrıs’ta yapılacak parlamento seçimlerinin sonucunun, ülkeyi siyasi bir krize ve istikrarsızlığa doğru itebileceğini belirtti.
Yazara göre şu ana kadarki anketler, istikrarlı bir çoğunluğun oluşmadığı; işleyişi aksayan ve kimi durumlarda pratikte yönetim sorumluluğunu üstlenmek zorunda kalan bir parlamentonun ortaya çıkacağına işaret ediyor. Bu tablo, siyasi karmaşayı derinleştirebilir.
Son 10 gün içinde güneyde iki kamuoyu yoklaması yayınlandı. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık aynı dönemde biri DİSİ, diğeri AKEL genel merkezi tarafından olmak üzere en az iki parti içi anket de yapıldı.
Dört anket de parlamento seçimlerinden sonra ortaya çıkması beklenen parçalı siyasi manzarayı doğruluyor ve 24 Mayıs'tan sonraki seçim sonrası ortamın giderek daha istikrarsız ve öngörülemez olacağına işaret eden senaryoları güçlendiriyor.
Seçim sonucunda istikrarlı bir çoğunluğa sahip olmayan bir parlamento dağılımı ortaya çıkabilir
Son RIK anketine göre DİSİ %17 ile birinci sırada yer alırken, AKEL %16 ile hemen arkasında yer alıyor. ELAM %11 ile üçüncü sıradaki yerini sağlamlaştırırken, Odysseas Michaelides'in Alma partisi %9, Doğrudan Demokrasi %6,5 ve DIKO %6 oy oranına sahip. Bu anket Cypronetwork tarafından yapıldı.
Geçtiğimiz hafta kamuoyu araştırma şirketi Pulse, DİSİ’ye parti genel merkezi adına yapılan bir anketi sundu. Edinilen bilgilere göre, ankette DİSİ %15, AKEL %13,5, ELAM %11,5, Alma %10, Doğrudan Demokrasi %6 ve DIKO %5 oranında oy aldı.
RAI tarafından yapılan geçen haftaki Alpha anketinde, oyların yeniden dağıtımı dikkate alındığında oy verme eğilimleri şu şekilde çıktı: DİSİ %22,9, AKEL %21,8, ELAM %16,5, Alma %10,5, Doğrudan Demokrasi %10,1, DİKO %7,9 ve Volt %4.
ELAM kilit aktör konumuna yükseliyor
Bu bulgular, tutarlı bir ideolojik çerçeveye veya net bir siyasi yöne sahip istikrarlı bir çoğunluğa sahip olmayan bir parlamentoya işaret etmektedir. Bugünkü parlamento partilerinden sadece dördünün yeni parlamentoya girmesi muhtemeldir: DİSİ, AKEL, ELAM ve DIKO. Bunlardan sadece ELAM, desteğinde artış kaydeden partidir.
ELAM, her ankette güçlenerek yeni parlamentoda kilit konuma yükselmesi ve merkezi bir aktör haline gelmesi beklenen parti olarak öne çıkıyor. Üçüncü büyük parti olarak, tarihsel olarak DİKO’nun üstlendiği “dengeleyici/ara bulucu” rolü fiilen devralabilir; ancak ELAM’ın birçok konuda aşırı bir ideolojiyi savunması ve kimi zaman bu siyasi alandaki partilere özgü popülist özellikler göstermesi onu farklılaştırıyor. DİSİ ve DİKO, özellikle ekonomik başlıklarda, ELAM’ı sık sık AKEL’le aynı yönde oy kullanmakla suçluyor. Ayrıca ELAM, diğer partilerin ya iş birliği yapamadığı ya da yapmak istemediği bir parti konumunda.
DİSİ'nin oy oranının 2021'e göre 5 ila 8 puan daha düşük olması bekleniyor
DİSİ ile DİKO’nun yeni parlamentoda birlikte çoğunluğu sağlaması beklenmiyor; zira DİKO ve EDEK’in Meclis’e girmesi olası görünmüyor. Anketlere göre en büyük parti konumunu koruması beklenen DİSİ ise bir önceki parlamento seçimlerine kıyasla ciddi kayıplar yaşıyor. Gerçek oy verilerine dayanan tahminlere göre partinin oy oranının, 2021’de yüzde 28’in hemen altında kaldığı seçimlere kıyasla 5 ila 8 puan daha düşük olması bekleniyor. Bu da halihazırdaki 17 milletvekilinden 2 ile 4’ünü kaybetmesi anlamına geliyor.
DİKO, Meclis Başkanlığı konusunda ve muhtemelen bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar uzanabilecek şekilde DİSİ ile iş birliği yapacağına dair güçlü söylentilerin gölgesinde, anketlerde tek haneli oranlarda görünüyor. Parti 2021’de yüzde 11,29 oy almıştı. Son üç anketin ikisinde arkasındaki destek, ek milletvekili kazanılmasını sağlayan üçüncü sandalye dağıtım aşaması için gereken eşik değerin bile altına indi. Parti açısından en kötü senaryoda bu tablo, mevcut milletvekillerinin yarısından fazlasını kaybetmesi anlamına gelebilir.
DİKO, 2021’de dokuz milletvekili çıkarmıştı ve yakın zamanda EDEK’ten Andreas Apostolou ile DIPA’dan Michalis Giakoumis’in katılımıyla parlamento grubu 11’e yükseldi. Her iki isim de diğer iktidar partilerinden geliyor ve çoğu durumda DİKO’yla aynı yönde oy kullanıyor.
Mevcut koşullarda DİSİ ile DİKO’nun birlikte yaklaşık 20 milletvekili çıkarabilmesi ve dolayısıyla çoğunluğun altında kalması bekleniyor.
AKEL’de birinci hedef düşüşe rağmen mevcut oy oranını korumak
AKEL, parlamentoda büyük ölçüde Yeşiller ile ve zaman zaman sosyo-ekonomik konularda EDEK ile iş birliği yaptı. Daha geniş bir siyasi uzlaşma oluşturmak için diğer merkez partilerle de çalışabiliyordu. Yeni parlamentoda bu istikrarlı desteği kaybedebilir. Aynı zamanda, yıllarca muhalefette kalmasına ve birçok konuda yüksek perdeden söylemlerine rağmen, sol parti zemin kaybetmeye devam ediyor. Anketlerin tamamında AKEL, 2021’deki yüzde 22,34’lük sonucunun altında görünüyor. AKEL’de artık birincil hedef, mevcut oy oranını korumak. Ana muhalefet gücü olmaya devam etse de, alternatif siyasi kutbun merkezi direği olarak rolü zayıflıyor.
Mayıs ayındaki seçimler parlamento seçimleri olup, oy pusulasında partiler değerlendirilecek olsa da, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodoulidis hükümeti için etkisi anında hissedilecektir. Fileleftheros ile yaptığı son röportajda Hristodoulidis, yönetiminin ideolojik-siyasi yönünü ve istediği meclis tablosunu önceden tarif etti: merkez sağ çoğunluk. Bu çoğunluk olmadan hükümetin programını hayata geçiremeyeceğini açıkça gördüğü anlaşılıyor.
ELAM’la ilişkilere dair sorulduğunda ise Hristodoulidis “uyum olmadığını” söyledi ve ELAM’ın hükümet tasarılarına karşı oy verdiği başlıklara işaret etti. Buna karşın, ELAM’ın fiilen bir “hükümet ortağı” gibi davrandığı yönündeki yaygın algı ortadan kalkmış değil. Hristodulidis’in de bunun hükümetin çıkarına olmadığını, çünkü Meclis’te ELAM’a güvenemeyeceğini fark ettiği görülüyor. Bu nedenle DİSİ, DİKO ve DIPA’dan oluşan, zaman zaman EDEK’in de katıldığı bir merkez sağ çoğunluktan söz etti.
Tartışmalı video hükümet performansına dair olumsuz görüşleri artırdı
Ancak cumhurbaşkanlığı çevresinde ve cumhurbaşkanının yardımcıları arasında, ELAM'ın Hristodoulidis için bir oy deposu görevi gördüğü ve yükselişinin DİSİ'nin muhalefet stratejisine bir tepki olarak algılandığı yönünde bir inanç var. Bu dinamik hem DİSİ’ye hem de hükümete zarar veriyor. Aynı zamanda, Hristodoulidis'i destekleyen isimlerin ELAM'a geçmesi veya ELAM’la iş birliği yapması bu algıyı güçlendiriyor. Sorumluluğun hem Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na hem de DİSİ Genel Merkezi’ne ait olduğu, 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken siyasetin politika yarışından çok kişilik yarışına dönüştüğü yorumları yapılıyor.
Hayal kırıklığı hükümeti de etkiliyor. Çeşitli anketlerde hükümet performansına dair olumsuz görüşlerin öne çıkması bunu gösteriyor. Hükümetin yaşadığı sarsıntı ve tartışmalı video yayınına gecikmeli tepkisi ise kamuoyundaki memnuniyetsizliği daha da büyüttü.
Köşe yazısının tamamını Fileleftheros’dan okuyabilirsiniz.











Yorumunuz