Dünya

İngiltere olmaksızın İran savaşında bir son ne kadar mümkün? 

İran ordusu, Trump'ın ABD-İran müzakereleri iddiasıyla alay etti.

İran ordusu, Trump'ın ABD-İran müzakereleri iddiasıyla alay etti

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikalı yetkililerin İran'la 15 maddelik bir plan konusunda müzakere ettiğini söylerken İran ordusunu ve paramiliter Devrim Muhafızları'nı birlikte komuta eden Hatim el-Enbiya Merkez Karargâhı sözcüsü Yarbay İbrahim Zolfaghari devlet televizyonunda yayınlanan kayıtlı bir video açıklamasında, herhangi bir görüşme olmadığını ima etti.

"İç çatışmalarınız, kendi kendinizle pazarlık yapacak noktaya mı ulaştı?" diye sordu.

Zolfaghari, “İlk günden beri ilk ve son sözümüz aynı oldu ve öyle de kalacak: Bizim gibi biri asla sizin gibi biriyle uzlaşmayacak” dedi. “Ne şimdi, ne de asla” diye ekledi.

İsminin açıklanmasını istemeyen ve kamuoyuna konuşma yetkisi olmayan bir kaynağa göre, 15 maddelik Amerikan planı, Washington ve Tahran arasında yenilenecek müzakerelere ev sahipliği yapmayı teklif eden Pakistanlı arabulucular tarafından İran'a sunulmuştu.

Jeremy Corbyn: "Orta Doğu'da nükleer silaha sahip tek devlet İsrail'dir"

Birleşik Krallık İşçi Partisi’nin eski lideri ve 2024’ten bu yana Islington North bağımsız milletvekili olan Jeremy Corbyn, El Cezire’de dün akşam yayımlanan makalesinde ABD Başkanı Donald Trump ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer’i sert sözlerle eleştirdi.

Corbyn, “Keir Starmer'ın İran savaşı politikası felaket reçetesidir” başlıklı yazısında, İngiliz hükümetinin 2003 Irak işgalinden hiçbir ders çıkarmadığını vurguladı.

Corbyn, Irak savaşının “yasa dışı ve yıkıcı” olduğunu hatırlatarak, Birleşik Krallık’ın ABD’yi takip ederek bu savaşa girdiğini ve bir milyondan fazla Iraklının hayatını kaybettiğini belirtti. Mart 2003’te Londra’da bir milyondan fazla kişinin savaşa karşı sokaklara çıktığını anımsatan Corbyn, protestocuların o dönemde hükümeti açıkça uyardığını, ancak bu uyarıların dikkate alınmadığını ifade etti.

Makalesinde güncel gelişmelere de değinen Corbyn, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “yasa dışı ve sebepsiz” olarak nitelendirdi. Trump yönetiminin “yakın tehdit” gerekçesini eleştiren Corbyn, bunun Irak savaşındaki söylemlerle benzerlik taşıdığına dikkat çekti. İran’ın ABD için yakın bir tehdit oluşturmadığına dair değerlendirmelere yer veren Corbyn, savaşın arkasında siyasi ve lobicilerin baskılarının bulunduğunu savundu.

Corbyn, “ABD Başkanı Donald Trump, bombalamayı haklı çıkarmaya çalışırken, ‘İran rejiminden kaynaklanan yakın tehditleri ortadan kaldırma’ ihtiyacından bahsetti ve bu rejimin 'tehditkâr faaliyetlerinin doğrudan Amerika Birleşik Devletleri'ni, birliklerimizi, denizaşırı üslerimizi ve dünya genelindeki müttefiklerimizi tehlikeye attığını’ söyledi. Amacın İran'ın 'asla nükleer silaha sahip olmamasını' sağlamak olduğunu belirtti. Tanıdık geliyor mu?

Savaşın ilk kurbanı gerçektir, bu yüzden gerçekleri açıkça ortaya koyalım: Bunlar, yasa dışı ve sebepsiz bir savaşı haklı çıkarmak için uydurulmuş yalanlardır. [ABD'nin] Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent'in geçen hafta istifa mektubunda belirttiği gibi, İran ‘ülkemiz için yakın bir tehdit oluşturmuyordu’ ve '[ABD'nin] bu savaşı İsrail'in ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığı açıktı.'

Orta Doğu'da nükleer silaha sahip tek devlet İsrail'dir. Gelecek ay yapılacak BM Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması Taraflar Konferansı, nükleer silahlanma yarışına son verilmesi çağrısında bulunmak için mükemmel bir yer olabilirdi. Diplomatik bir çözüm mümkündü, ancak ABD ve İsrail bunun yerine savaşı seçti” diye yazdı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’i de hedef alan Corbyn, Londra yönetiminin ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarında İngiliz üslerinin kullanılmasına izin vermesini “tarihi bir hata” olarak değerlendirdi. İngiltere’nin bu süreçte tarafsız kalma seçeneği olduğunu ancak bunun yerine çatışmanın parçası haline geldiğini belirtti.

Corbyn, İngiliz hükümetinin bu müdahaleyi “savunma amaçlı” olarak nitelendirmesini de eleştirerek, İngiliz üslerinden kalkan uçakların saldırılara katılması halinde ülkenin doğrudan savaşın içinde sayılacağını vurguladı. Bu durumun siviller üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çeken Corbyn, hükümetin söylemlerinin gerçeği değiştirmediğini ifade etti.

Corbyn, İran’a yönelik savaşa karşı çıkanların “otoriter rejimleri desteklemekle” suçlanmasını da eleştirerek, askeri müdahalelerin rejim değişikliği ya da insan haklarının iyileştirilmesi için meşru bir araç olmadığına dikkat çekti. ABD’nin dış müdahalelerini “kaos, istikrarsızlık ve sefaletin tarihi” olarak tanımlayan Corbyn, İngiltere’nin uluslararası hukuka dayalı, tutarlı ve etik bir dış politika benimsemesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: El Cezire

İngiltere Başbakanı Keir Starmer savaşın başında Birleşik Krallık'ın İran'a karşı hava operasyonlarına katılmayı desteklemediğini söyleyerek ABD Başkanı Trump’ın tepkisini çekmişti.

2 Mart’ta Starmer, İngiltere'nin ABD ve İsrail'in İran'a karşı düzenlediği hava saldırılarına katılıp katılmayacağı sorusuna yanıt olarak, "Bu hükümet gökyüzünden rejim değişikliğine inanmıyor" demişti.

Keir Starmer, ulaşılabilir bir hedefi olan "uygulanabilir ve iyi düşünülmüş bir plan" olmadığı sürece İngiltere'nin ABD ve İsrail ile birlikte saldırı operasyonlarına katılmayacağını söylemişti.

Starmer, ABD ve İsrail ile birlikte saldırı operasyonlarına katılmama kararının, İngiltere'nin İran füzeleri ve insansız hava araçlarının İngiliz tesislerini ve müttefiklerini tehdit etmesine karşı savunma amaçlı saldırılar düzenlemesini engellemediğini belirtmişti.

Muhafazakâr Parti milletvekili Edward Leigh, aynı tarihlerde yaptığı bir paylaşımda, "Gökyüzünden rejim değişikliği ne zamandan beri rejim değişikliği sağladı ki? Ulusal çıkarlarımıza bağlı kalmalıyız. Irak Savaşı'na katılımımızdan aldığımız dersleri hatırlamalıyız; ben o savaşa karşı oy kullandım" diye yazmıştı.

Starmer iki gün önce savaşın “bir süre daha devam edebileceğini” vurguladı

İngiltere Başbakanı, iki gün önce savaşın “bir süre daha devam edebileceğini” vurgulamıştı. 23 Mart'taki açıklamsında Keir Starmer, "İran savaşının 'hızlı ve erken sona ereceğini düşünmenin sahte bir rahatlık" olduğunu söyledi.

Guardian gazetesi köşe yazarı: “Akıl sağlığı yerinde olmayan bir ABD başkanı ve yargılanmakta olan bir İsrail başbakanı, dünyanın ordularını 21. yüzyılın en aptalca savaşına sürüklemeye çalışıyor”

Guardian gazetesi köşe yazarı, yazar ve BBC yayıncısı Simon Jenkins, birkaç gün önce yayımladığı yazısında ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu sert sözlerle hedef aldı. “Akıl sağlığı yerinde olmayan bir ABD başkanı ve yargılanmakta olan bir İsrail başbakanı, dünyanın ordularını 21. yüzyılın en aptalca savaşına sürüklemeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Jenkins, İsrail’in İran’ın Güney Pars doğal gaz sahasına düzenlediği saldırının, Tahran’dan daha sert bir karşılık çekmek ve savaşı büyütmek amacı taşıdığını öne sürdü. Bu tırmanışın durdurulmasının tek yolunun Trump ve Netanyahu’nun İran’a yönelik bombardımanı sona erdirmesi olduğunu belirten Jenkins, Britanya’nın ise bu süreçte hiçbir rol üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer’i de eleştiren Jenkins, Londra’nın Washington’a askeri planlamacılar göndermesini ve İngiliz üslerini ABD bombardıman uçaklarına açmasını tehlikeli bir sürüklenme olarak nitelendirdi. Bu tablonun, geçmişte Tony Blair’in Afganistan ve Irak savaşlarında ABD çizgisine çekilmesini hatırlattığını yazdı.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın