Dünya

İran saldırısının ardından İsrail'in füze savunma sistemi mercek altında

İran’dan İsrail’e cumartesi gecesi gönderilen iki füze saatler arayla düştü ve Necef Çölü'ndeki sıkı güvenlik önlemleriyle korunan bir nükleer tesisin yakınındaki iki kentte büyük yıkıma yol açtı. Balistik füzelerin önlenmesi sırasında düşen parçalar ise ‘otobüs büyüklüğünde.’

İsrail'de, güneydeki Necef Çölü'ndeki Dimona kentine yaklaşık 13 km. uzaklıkta bulunan ana nükleer araştırma tesisi ve reaktöründen daha iyi korunan çok az yer vardır.

Cumartesi gecesi İran'a ait iki balistik füzenin, ülkenin övülen hava savunmasını atlatarak Dimona ve yakınlardaki Arad şehirlerinin yerleşim bölgelerine düşmesi İsraillileri sarstı.

İsrail ordusu yaklaşık üç saat arayla isabet eden füzeleri engellemeye çalıştığını itiraf etti ve İsrail'in çok katmanlı füze savunma sistemi ve vatandaşlarını koruma yeteneği hakkında soruları gündeme getirdi.

Bu durum, İsrail’in geçen yıl İran'la yaşanan 12 günlük savaşta stoklarının tükenmiş olabileceğine dair haberlerin ardından, ordunun en pahalı ve gelişmiş füzelerini ateşlemekten geri durduğu yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

İsrail Genelkurmay Başkanı Korgeneral Eyal Zamir'in cumartesi günü söylediği gibi, İran'a karşı yürütülen mevcut harekatın yalnızca "orta aşamada" olması durumunda, bu endişeler önümüzdeki haftalarda daha da derinleşebilir.

İsrail askeri yetkilileri, yaşananların nedenini araştırdıklarını ve soruşturma açtıklarını söylüyor ancak ayrıntılar konusunda sessizliklerini koruyorlar.

İsrail ve ABD, kısa, orta ve uzun menzilli roket ve füzeleri önlemek için on yıllardır İsrail’in hava savunma sistemine milyarlarca dolar yatırım yapıyor. 

New York Times’n haberine göre, İsrail'in Demir Kubbesi, İsrail füze savunmasının en bilinen unsurudur, ancak esas olarak Hamas'ın kısa menzilli füzelerini durdurmak için tasarlanmıştır. Balistik füzelere karşı en gelişmiş aracı ise İsrail ve ABD tarafından geliştirilen ve hedefleri Dünya atmosferinin hemen dışındaki uzay bölgesinde imha eden anti-balistik füze sistemi Arrow 3’tür. Davud Sapanı (David’s Sling) ise seyir füzelerini, orta menzilli roketleri ve füzeleri önler.

Amerikan yapımı balistik füze savunma sistemi THAAD İsrail'de de konuşlandırılmış durumdadır.

İsrail, seçeneklerini artırmak ve kaynaklarını optimize etmek amacıyla, daha uygun maliyetli ve daha yaygın olarak kullanılabilen önleyici füze sistemlerinin kapsamını ve yelpazesini genişletmek için çalışıyor.

Arrow 3 sistemi, füzelerinin üretiminin maliyetli ve zaman alıcı olması nedeniyle, dikkatli kullanılmaları gerektiği gerekçesiyle inceleme altına alındı. Askeri sansürün sıkı kuralları altında faaliyet gösteren İsrail haber medyası, pazar günü Arrow 3 sisteminin Arad ve Dimona'yı vuran füzelere karşı kullanılmadığını bildirdi.

Haziran ayındaki 12 günlük savaşta İsrail'in önleyici füzeleri idareli kullanması gerektiği belirtilmişti

Geçtiğimiz haziran ayındaki 12 günlük savaşın sonlarına doğru, İsrail güvenlik teşkilatındaki bazı kişiler, İran balistik füze cephaneliğini tüketmeden önce ülkenin hava savunma füzelerinin yetersiz kalıp kalmayacağı konusunda endişelerini dile getirmişti. Yetkililer o dönemde, İsrail'in önleyici füzeleri idareli kullanması gerektiğini ve yoğun nüfuslu bölgelerin ve stratejik altyapının savunmasına öncelik vermesi gerektiğini belirtmişti.

Ordu, füze savunma sistemlerinin tükendiğine dair son haberleri yalanlayarak, "uzun süreli çatışmalara hazırlandığını" açıkladı. Geçen hafta yaptığı açıklamada, durumu takip ettiklerini ve "şu an itibariyla" herhangi bir eksiklik olmadığını bildirdi.

Ancak savaş uzadıkça, gerilimler de daha çok hissedilecektir.

İsrail Savunma Bakanlığı Genel Direktörü Amir Baram, bu ay Washington'a giderek daha fazla füze önleme sistemi ve mühimmat talep etti. Bu bilgi, hassas bir konu hakkında konuşmak için isminin açıklanmasını istemeyen üç İsrailli yetkili tarafından doğrulandı. Amerikalıların daha fazla malzeme sağlamayı kabul edip etmediği ise belirsizliğini koruyor.

Acil durum ve sağlık hizmetlerine göre, Arad ve Dimona'da meydana gelen iki füze saldırısında yaklaşık 175 kişi yaralandı, bunlardan en az 10'unun durumu ağır. Yerel yetkililere göre, yıkılan binaların sakinlerinin çoğu sığınaklara ulaşarak daha büyük bir felaketi önledi.

Savaşın başından bu yana İsrail’de füze saldırılarında en az 15 sivilin (İsrailli ve yabancı işçi) öldüğü bildirildi.

Düşen füze parçaları

Ancak Arad ve Dimona, Tel Aviv ve Kudüs yakınlarındaki Beit Shemesh'teki dört büyük çarpma noktasının yanı sıra daha birçok bina ve yol, düşen büyük füze parçaları ve İran'ın "misket bombaları" tarafından onlarca parçaya ayrılan ve yerden birkaç kilometre yukarıda parçalanan daha küçük roketler tarafından vuruldu. Bunların da ölümcül olduğu kanıtlandı.

Yetkililer ve uzmanlar, misket bombalarından kaynaklanan tehdidi etkisiz hale getirmenin tek yolunun, füzelerin atmosferin üzerinde, yanarak yok olacağı şekilde önlenmesi olduğunu söyledi. Daha alt kademe önlemeler, savaş başlığının parçalanmasını engelleyemez. Ancak en gelişmiş sinyal engelleme sistemleri bile her zaman işe yaramaz.

Balistik füzelerin önlenmesi sırasında düşen parçalar ‘otobüs büyüklüğünde’

İsrail Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı ve askeri teknolojiler ve lazerler uzmanı olan Yehoshua Kalisky, Arrow 2'nin füzeye yakın bir mesafede patladığını ancak başarılı olması için çok yakın olması gerektiğini söyledi.

Arrow 3'ün ise kafa kafaya çarpışma gerektirdiğini söyleyen uzman, "Bu çok zor, tıpkı iki merminin çarpışması gibi" dedi.

İran füzelerinin bazılarının manevra kabiliyetine sahip olduğunu ve bunun da önleme sistemlerinin işini zorlaştırdığını söyledi. Ayrıca, balistik füzenin rotasının hesaplanmasının da hatalı olabileceğini, atmosferdeki küçük bir türbülansın bile önlemeyi engelleyebileceğini ekledi.

Dr. Kalisky, balistik füzelerin üç ana unsuru olduğunu söyledi: Fırlatıldıktan sonra düşen motor, savaş başlığı ve yakıt deposu. Yakıt depoları genellikle İsrail topraklarına düşerek siviller için tehlike oluşturuyor. "Çok büyükler" dedi, "bir otobüs büyüklüğündeler" diye ekledi.

Kaynak: New York Times

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın