Kıbrıs

6 Nisan eyleminde polis barikatları mücadele verilerek tek tek geçildi

Meclis önünde düzenlenen eyleme katılım yoğundu.

Hükümetin, Meclis’i devre dışı bırakarak hayat pahalılığı ödeneğini yasa gücü kararnamelerle dondurma kararına karşı, kamuda örgütlü sendikaların genel grev ve eylem çağrısıyla bugün Meclis önünde düzenlenen protestoya yoğun katılım oldu.

Saat 09.30’dan itibaren Meclis önüne halk ve Belediye Emekçileri Sendikası üyeleri (BES) gelmeye başladı. Diğer sendikaların büyük kortejleri ise toplanma noktalarından yürüyüşe geçerek Meclis önüne ulaştı.

Polisin, Meclis girişinde itfaiye araçları ve bariyerlerle yoğun güvenlik önlemi aldığı görüldü.

"Ya hırsızların yanında ya da halkın yanında olacaksınız"

Cumhuriyet Meclisi’nin yan tarafında kurulan sahnede konuşma yapan Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) ve Kıbrıs İşçi ve Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) Başkanı Güven Bengihan, “Bu hükümetin yasa tasarısını geçirip geçirmemesi değildir konu. Konu, memleket meselesidir. Konu gelecek meselesidir. Konu çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğidir. Bizler burada sabırla ve inatla beklemeye devam edeceğiz. Bu hükümet, burada olduğumuz her saat bizi enselerinde hissedecekler. Bu mücadele yarın da devam edecektir. Eylem mücadelemiz farklı alanlarda ve farklı yerlerde de devam edecek” dedi.

“Bizler sendika temsilcileri olarak burada bekleyeceğiz” diyen Bengihan, hükümetteki milletvekillerine seslenerek, “Tarafınızı belli edeceksiniz. Ya hırsızların yanında ya da halkın yanında olacaksınız. Bariyerler geçilmez, engeller aşılmaz diyenlere bugün bir mesaj daha verdik” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Başkanı Selma Eylem, “Ülkemizi bataklığa çevirmekten hiç çekinmeyen ancak halkından korkan emir erlerine ve ustalarına seslenmeye geldik” diyerek hükümeti istifaya çağırdı.

Selma Eylem, mücadelenin geleceğe, çocuklara, adalete ve özgürlüklere sahip çıkmak için verildiğini söyledi. “Yurdumuzda insanca yaşamak için, haklarımız ve özgürlüklerimiz için sokağa çıkan, meydanları dolduran, iradesini ortaya koyan ülkemin onurlu insanları hoş geldiniz” diyen Eylem, konuşmasının ana eksenine hükümetin halktan koptuğu ve toplumun ihtiyaçlarını göz ardı ettiği eleştirisini yerleştirdi.

Konuşmasında, Kıbrıs’ın kuzeyinin yıllardır adım adım sömürgeleştirildiğini savunan Selma Eylem, buna fırsat verenleri “iş birlikçi” olarak niteledi. Ülkenin kaynaklarının ve kamusal varlıklarının siyasi tercihlerle elden çıkarıldığını kaydeden Eylem, protokoller ve paketler üzerinden elektriğin, suyun, iletişim altyapısının, orman arazilerinin, kıyıların ve doğal varlıkların peşkeş çekildiğini söyledi. Bu süreçte yöneticilerin halkın çıkarlarını değil, “gelen talimatları” esas aldığını savundu.

Bölgede savaşın derinleştiği, ekonomik krizin ise kapıya dayandığı bir dönemde hükümetin halkın yanında olmak yerine karşısında konumlandığını ifade eden Eylem, yurttaşı koruyacak adımlar atılmadığını, tam tersine yükün emekçilerin sırtına bindirildiğini kaydetti. Sermayeye, rant çevrelerine ve fırsatçılara alan açıldığını belirterek, hükümetin kriz yönetimini eleştirdi.

Hükümeti sahtekârlık, yolsuzluk, rüşvet ve peşkeş düzeni yaratmakla suçlayan Eylem, bu tablonun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki bir çöküşe işaret ettiğini savundu. 

“Utanmaz kuklalar”: "Ülkemizi, varlığımızı, geleceğimizi, çocuklarımızı, kız çocuklarımızı tehlikeye atanlar!” 

Eylem “haysiyeti unutan bu düzenin temsilcileri”ni, “sahtekârlıklarla, hırsızlıklarla, yolsuzluklarla, torpille, rüşvetle, peşkeşlerle adı anılanlar… Gazetelere manşet olup itibarları yerle bir olan ama yüzü dahi kızarmayanlar! Ülkemizi bataklığa, karanlığa sürükleyenler! Mafyaya, tetikçilere, tarikatlara teslim edenler! Ülkemizi, varlığımızı, geleceğimizi, çocuklarımızı, kız çocuklarımızı tehlikeye atanlar!” ve “utanmaz kuklalar” olarak nitelendirdi.

Kamu hizmetlerinin niteliğinin bilinçli biçimde geriletildiğini savunan KTOEÖS Başkanı, eğitim, sağlık ve altyapı alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti. Hükümetin sahte vaatlerle halkı oyaladığını söyleyen Eylem, özellikle eğitim alanında yürütülen politikaları “toplum mühendisliği” olarak tanımladı. “Başta eğitim olmak üzere tüm alanları dönüştürerek toplum mühendisliği dayatanlar” sözleriyle hükümeti hedef alan Eylem, bu yeni rejim dayatmasına ortak olunduğunu savundu.

“Kriz var” denilerek faturanın emekçilere çıkarıldığını belirten Eylem, ortaya çıkan düzeni “ilkesiz, onursuz ve vicdansız” sözleriyle tanımladı.

Konuşmasının sonunda doğrudan UBP-DP-YDP hükümetine seslenen Selma Eylem, “Çekin ellerinizi boğazımızdan, çekin ellerinizi üzerimizden” diyerek tepkisini yükseltti. 

“Hükümet istifa” diyen Selma Eylem, meydandaki kalabalığın çalışanlardan, emekçilerden ve halktan oluştuğunu vurgulayan Eylem, geri adım atmayacaklarını söyledi. “Bizi yok edemeyeceksiniz. Buna izin vermeyeceğiz. Direneceğiz. Başaramayacaksınız. Sonuna kadar direneceğiz, sonuna kadar mücadele edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Meclis önündeki eylem sırasında, hükümetin hayat pahalılığı ödeneğine ilişkin Meclis’ten yasa tasarısını geçirmeksizin yasa gücünde kararnameleri çıkartmasına karşılık sendikaların ve CTP’nin (Cumhuriyetçi Türk Partisi) Anayasa Mahkemesi’nde açtığı davaların 9 Nisan’a ertelendiği duyuruldu.

Sahne önündeki eylemciler, Meclis binası girişinde konumlanmış polisin bazı sendikacılara müdahale ettiğinin duyulması üzerine toplu halde Meclis bahçesine yöneldi. Büyük kalabalık polisle yaşanan yoğun itiş kakış arasında barikatları teker teker geçti. 

İki sendika çalışanının gözaltına alındığı bilgisi gelince sendika temsilcileri ‘ya hepimizi alın ya arkadaşlarımızı geri verin’ diyerek polise tepki gösterdi. 

Arada kısa süreli fenalaşanların yanı sıra itiş kakış sırasında ayakkabıları çıkan sendikalı çalışanlar ve polisler olduğu görüldü. Hür-İş Federasyonu ve Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu da kısa süreli bir baygınlık geçirdi.

‘Hükümet istifa’, ‘Direne direne kazanacağız’ ve Başbakan Ünal Üstel’e hitaben ‘Ünal çıkar dışarı oynayalım’ sloganları atıldı.

Gün ortasına gelirken artan hava sıcaklığına rağmen protestocular en son polis barikatlarını da aşarak Meclis binasının kapısının önüne kadar girmeyi başardı. 

Basın meslek öğütleri ve gazetecilerin yoğunlukla takip ettiği eylemde, Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) yönetiminin Meclis’in yanındaki sahnede organizasyonu yönettiği görüldü.

Meclis’te temsil edilen muhalefet partisi CTP milletvekilleri eyleme destek verdi.

Son 8 günün kronolojisi

İran savaşının küresel ekonomiye olumsuz etkileri her geçen gün artarken hükümetler de yükselen enflasyon karşısında çalışanların kayıplarını önlemeye çalışıyor. Ancak KKTC hükümeti kamu çalışanlarına verilen hayat pahalılığı ödeneğini nisan ayından sonra dondurmak için bir yasa tasarısı hazırlayarak küresel eğilimin aksine hareket etti.

Bu tasarıya karşı çıkan sendikalar, 30 Mart’ta genel greve ve eyleme gitti. Polisin biber gazı ve tazyikli suyla müdahale ettiği bu eylemin ardından hükümet ile sendikalar arasında bir görüşme yapılmış, ancak taraflar arasında uzlaşı sağlanamamıştı.

Sendikalar, ertesi gün toplanacak Meclis’te yasa tasarısının hükümet partilerinin oylarıyla geçirilmesini engellemek için yeniden greve gideceklerini açıklamıştı. 31 Mart’ta Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in Meclis’i toplamayacağını duyurması, kamuoyunda hükümetin tasarıyı geri çekeceği yönünde bir algı yaratmıştı. Bunun üzerine sendikalar da iyi niyet göstergesi olarak planladıkları genel grevi ertelemişti.

Ne var ki hükümet, aynı gün Resmi Gazete’de yayımlandığı yasa gücünde kararnamelerle hayat pahalılığı ödeneğini, yasa tasarısında öngörüldüğü şekilde, nisan ayından sonra 2027 Ocak ayına kadar dondurdu.

Hükümetin tutarsız tavrı yalnızca sendikaların değil, halkın birçok kesiminin de tepkisini çekmişti. Bir yandan ilgili yasa tasarısının Meclis’ten geçirilmeyeceği izlenimi yaratılmış, diğer yandan aynı düzenleme beklenmedik biçimde yasa gücünde kararnameyle yürürlüğe konmuştu.

Kamuda örgütlü sendikalar ve ana muhalefet partisi CTP bu tutumu 'kabul edilemez' bulmuş ve 2 Nisan’da kararnamelerin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne toplam 11 dava dosyalamıştı. Aynı gün, hükümet istifa edene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini duyuran sendikalar, 6 Nisan’da genel greve ve Meclis önünde eyleme gitme kararı almıştı.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın