Kıbrıs

‘KKTC’nin çamaşır makinesine dönüştürülmesinin önü’ açıldı

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu yapıldı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile Yurt Dışındaki Finansal Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkındaki Yasa Tasarısı, Cumhuriyet Meclisi'nde oy çokluğuyla kabul edildi.

Maliye Bakanı Özdemir Berova, ülkede kayıt dışılıkla mücadelede ciddi bir efor sarf edildiğini, oluşan borç yönetiminin sürdürülebilir kılınması, borçların geri ödenebilmesi ve yeni net borç çıkmaması için altı başlıkta tedbir alacaklarını belirterek, bu altı başlığın somut karşılığında 20 Milyar TL’nin üzerinde gelir beklediklerini söyledi.

Onaya sunuşlar

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda ilk olarak onaya sunuşlar yapıldı ve Danışma Kurulu’nun Genel Kurul’un gelecek birleşimine ilişkin kararı okundu. Buna göre, 25 ve 26 Mayıs tarihli Genel Kurul toplantıları birleştirildi. Toplantının 25 Mayıs Pazartesi günü yasama öncelikli olmak üzere yasama ve denetim olmak üzere birlikte yapılmasına karar verildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi (Değişiklik) Yasa Tasarısı, Yurt Dışındaki Finansal Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Yasa Tasarısı, Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı (Y.T. No: 380/5/2026) ve Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisinin (Y.Ö. No:99/5/2026) Genel Kurul’da üçüncü görüşmelerine ilişkin tezkereleri oy çokluğuyla kabul edildi.

Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı

Ardından Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın Komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkeresi okundu.

CTP Milletvekili Şahali: “17 ayrı müdahaleden sonra inşaat sektörünü parçalara ayırdınız”

Tezkere üzerine söz alan CTP Grup Başkan Vekili Erkut Şahali, Taşınmaz Mal Edinme ve Uzun Vadeli Kiralama (Yabancılar) (Değişiklik) Yasası ile ilgili Meclis’te görüşülmeyi bekleyen 17 tane yasa gücünde kararname olduğunu ifade etti.

“17 ayrı müdahaleden sonra inşaat sektörünü parçalara ayırdınız” diyen Şahali, inşaat sektörünün kaosa sürüklendiğini belirtti. “Bunu sizden başka herkes öngördü” diye konuşan Şahali, artık çok geç olduğunu söyledi.

Ülkede güven veren, ne yaptığını bilen hükümet anlayışına ihtiyaç olduğunu kaydeden Şahali, “El birliğiyle yok ettiğiniz sektörün ayağa kalkmasına yönelik irade sizden gelemez” dedi. Şahali, ivedilik taleplerine oylarının ret olacağını söyledi.

İçişleri Bakanı Oğuz: “İnşaat sektörü darboğaza girdi”

İçişleri Bakanı Dursun Oğuz da, “Tam iki yüzlü siyaset” diyerek, ana muhalefetin sektörden kopuk olduğu eleştirisinde bulundu.

“Bu kadar iyi niyetimizi gördükten sonra inşallah tasarıyı oy birliğiyle geçiririz” diyen Oğuz, getirilen, yapılan her değişikliğin sektörden gelen talepler olduğunu vurguladı. Oğuz, hükümetin buna tek başına karar vermediğini anlattı.

Hükümetin sektörden gelen talepler konusunda hassas davrandığını dile getiren Oğuz, son yapılan değişikliklerin sektörden gelen değişiklikler olduğunu kaydetti. Oğuz, ana muhalefetin önerilerinin de önemli olduğunu belirtti.

Sektörün desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Oğuz, Güney Kıbrıs’ın sektörle ilgili yaptıklarına bir şey söylenmediği eleştirisinde bulundu. Bu sırada Genel Kurul’da sesler yükseldi.
Konuşmasına devam eden Oğuz, tasarıda sektörle ilgili ara yatırımcı konusunda açılım olduğunu belirtti. İçişleri Bakanı Oğuz, milletvekillerinin sorularını da yanıtladı.

Yasa yapılırken, Güney Kıbrıs’ın sektöre yönelik ekonomik yönden saldırıları olmadığını hatırlatan Oğuz, yasadan sonra ne yapıldıysa komiteye verileri sunacaklarını söyledi. Sektörün darboğaza girdiğini ifade eden Oğuz, süreç içerisinde bunlarla ilgili açılım yapacaklarını kaydetti.

CTP Milletvekili Ongun Talat ise yerinden söz alarak, Güney Kıbrıs’ın sektörle ilgili politikalarını ilk olarak CTP’nin Meclis’te gündeme getirdiğini söyledi.

Oğuz, başka bir soru üzerine, ara yatırımcı konusunun sektörün talebi olduğunu ifade etti. Oğuz, tapu devir harçlarıyla ilgili de çalışmaları olduğunu kaydetti.

Ardından tezkere oy çokluğuyla kabul edildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi (Değişiklik) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla onaylandı

Genel Kurul’da daha sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kamu Finansmanı ve Borç Yönetimi (Değişiklik) Yasa Tasarısı ele alındı. Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, komitenin tasarıya ilişkin raporunu okudu ve komitede oy çokluğuyla onaylandığını söyledi.

Maliye Bakanı Berova: Maliye Bakanlığı’nda müsteşarlık sayısı artırılacak

Tasarı üzerine söz alan Maliye Bakanı Özdemir Berova, Maliye Bakanlığı’nın oldukça yoğun, Başbakanlıktan sonra en fazla yükü çeken Bakanlık olduğunu belirterek, Bakanlığın teşkilat yapısında değişikliklere giderek, müsteşarlık sayısının artırılmasının çalışmaları arasında olduğunu kaydetti.

Madde madde görüşülmesi sonrasında tasarı oy çokluğuyla kabul edildi.

Yurt Dışındaki Finansal Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkındaki Yasa Tasarısı oy çokluğuyla onaylandı

Ardından Yurt Dışındaki Finansal Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkındaki Yasa Tasarısı’nın görüşmesine geçildi. Ekonomi, Maliye, Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Resmiye Eroğlu Canaltay, komitenin tasarıya ilişkin raporunu sundu. Canaltay, tasarının, komitede oy çokluğuyla kabul edildiğini belirtti.

CTP Milletvekili Toros: “Bu enjeksiyon ülkenin itibar kaybına yol açacak”

Tasarı üzerine söz alan CTP Milletvekili Fikri Toros, tasarının mali sisteminin güvenilirliği, kayıt dışılıkla mücadele kapasitesi ve uluslararası kurallara bağlılık açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirti.

Tasarının çok boyutlu ve ciddi olumsuzluklar doğurabileceği uyarısında bulunan Toros, gençlerin gelecek kaygısı olduğunu, bütçe gelirlerinin artırılamadığını, giderlerin düşürülemediğini dile getirerek, tüm bunların kamu maliyesinde borç stoğu yarattığını kaydetti.

Ekonomiye yeni kaynak girişine ihtiyaç olduğunu ancak böylesi dönemlerde alınan bazı kararların orta vadede kurumsal ve itibari tahribat yapabileceğini ifade eden Toros, “Bu yasa gerçekten mali sorunları giderecek, yatırım bütçesi sağlayacak temiz ve denetlenebilir sermayeyi mi hedeflemektedir?” sorusunu sordu.

Kayıt dışılığın, ekonominin en büyük yapısal sorunlarından bir tanesi olduğunu dile getiren Toros, bunun özetle devlete olan güvenin aşındırılması olduğunu dile getirdi. “Devletlerin itibarı niyetleriyle değil oluşturdukları sistemlerin güvenilirliğiyle ölçülür” diyen Toros, itibarın, devletlerin en stratejik sermayesi olduğunun altını çizdi.

Kaynağı açıklanmamış paranın güvenlik, hukuk, uluslararası istikrar ve itibar meselesi olduğunu dile getiren Toros, mali ve hukuki risklere cevap verilmesi gerektiğini belirtti.

Devletin esas sorumluluğunun orta ve uzun vadeli sorunlar üretmekten imtina etmek olduğunu kaydeden Toros, yasa tasarısında ciddi soru işaretleri olduğunu söyledi ve yeniden ele alınması gerektiğini belirtti.

Adaletsiz rekabetin ortadan kaldırılması ve kurallara uygun mükelleflerin ödüllendirilmesi gerektiğini dile getiren Toros, “Ülkenin geleceği kayıt dışı ekonomik yapı üzerine bina edilmemeli” dedi.

Yurt dışından ekonomiye para enjekte edilmesine karşı bir duruşları olmadığını ancak bunun bu şekilde yapılmasının riskler barındırdığını ifade eden Toros, bu enjeksiyonun ülkeye itibar kaybına yol açacağını söyledi. Toros, denetim mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

CTP Milletvekili Barçın: “KKTC’nin çamaşır makinesine dönüştürülmesinin önüne geçilmesi gerekiyor”

CTP Milletvekili Devrim Barçın da, “Hükümet, varlığı olana barış elini uzatırken, yoksula, ezilene, asgari ücretliye ellerini havaya açıyor bizde de yok diyor” diyerek, bunun aslında vergi affı olduğunu kaydetti.

Yurt dışındaki finansal varlıkların ekonomiye kazandırılması hakkında uluslararası düzenlemelere dikkat çeken Barçın, “KKTC’nin çamaşır makinesine dönüştürülmesinin önüne geçilmesi gerektiğini” söyledi.

Maliye Bakanlığı’nın sosyal medyadaki “vergide af yok” paylaşımını eleştiren Barçın, söz konusu tasarının vergi affı olduğunu yineledi. İnsanların vergi ödeme alışkanlığının bozulduğunu ifade eden Barçın, kamu maliyesinin batırıldığını kaydetti.

“Bu ülkede kazanıp, bu ülkede vergisini ödemeyen, yurt dışına kaçırıp, servetine servet katana vergi affı getirildiğini” söyleyen Barçın, paranın ülkeden yasa dışı çıkışının önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti. “Bu ülkeye getirilen paranın vergisinin denetimini nasıl yapacağız?” diye soran Barçın, söz konusu tasarının bankacılık sistemine de zarar vereceğini belirtti.

Yasadaki vergi oranının %5 değil %10 yapılmasını önerdi

Ekonominin gündelik politikalarla yönetilemeyeceğini dile getiren Barçın, yasa geçtikten sonra kaç paranın ülkeye getirilmesinin öngörüldüğünü ve bunun kamu maliyesine katkısının ne olacağını sordu. Yasadaki vergi oranının yüzde beş değil on yapılmasını öneren Barçın, “Oranı biriyle anlaştınız” dedi ve yüzde beş oranının nasıl belirlendiğini sordu.

Vakıflar İdaresi’nin de batırıldığını söyleyen Devrim Barçın, “Emeklisini ödemeyecek duruma gelen bir Evkaf oluşturdunuz” dedi.

CTP Milletvekili Şahiner: “Denize düşenin yılana sarıldığının resmidir”

CTP Milletvekili Salahi Şahiner de, “Bu yasa, denize düşenin yılana sarıldığının resmidir” diyerek, özellikle bankacılık sektörünün zarar görmemesini temenni etti. Yasa tasarısının “çalakalem” hazırlandığını söyleyen Şahiner, bunun alelacele geçecek bir tasarı olmadığını kaydetti.

Vergi Usul Yasası’na göre vergi yükümlüsünün kim olduğunu açıklayan Şahali, “Bu kadar önemli yasa tasarısı, kurumları yeterince hazırlamadan, hayat pahalılığının ufak bir kısmını kapatmak üzere önümüze gelebiliyor” dedi.

Maliye Bakanı Berova, toplam 20 Milyar TL’nin üzerinde gelir beklediklerini açıkladı

Maliye Bakanı Özdemir Berova ise eleştirilere yanıt verdi. Pandemiyle başlayan süreçte, dünyada ortaya çıkan krizler, yüksek enflasyon ve İran-ABD arasındaki krizin ekonomi üzerine derin etkiler yarattığını dile getiren Berova, “Bugüne kadar gelen süreçte oldukça zorlu zamanlardan geçmemize rağmen sürdürülebilir bir borç politikası oluşturmak ve borçların azaltılmasına yönelik hazırlıklarımız vardır. Bu yasa tasarısı da bunlardan bir tanesi olacaktır” dedi.

Oluşan borç yönetiminin sürdürülebilir kılınması, borçların geri ödenebilmesi ve yeni net borç çıkmaması için altı başlıkta tedbir alacaklarını açıklayan Berova, bugüne kadar yurt dışında bulunan miktarların ülke ekonomisine kazandırılmasının önemli hedeflerden bir tanesi olduğunun altını çizdi.

Kayıt dışılıkla mücadelede ciddi bir efor sarf edildiğini belirten Berova, altı başlığın somut karşılığı olacağını, toplam 20 Milyar TL’nin üzerinde gelir beklediklerini söyledi. Berova, bunun mevcut borç stoğunun azalmasına etkisi olacağını kaydetti.

Avrupa Birliği’ne entegre olunması söylemini “absürt bir istem” olarak nitelendirdi

Hayat pahalılığının kamu maliyesine ciddi bir yük getirdiğini ancak çalışanın, ücretlinin Avrupa Birliği’nin sayılı ülkeleri arasında gelir seviyesine ulaştığını kaydeden Berova, “İçi boş söylemlerle eleştiri yapmak elbette kolaydır esas olan sorumluluk sahibi olmaktır” dedi. Berova, yıl sonuna kadar yeni bir net borç yaşamadan, borç stoğunu azaltmak için plan yaptıklarını belirtti.

“Avrupa Birliği’ne entegre olunması gerekir” sözünün altının doldurulması gerektiğini ifade eden Berova, bunun “absürt bir istem” olduğunu söyledi.

CTP Milletvekili Fikri Toros ise yeniden söz alarak, Berova’nın kendisini anlamadığını söyledi, yüzde beşlik vergi oranının ayrımcılık olduğunu ve adaletsizlik oluşturduğunu dile getirdi.

“Evet biz federal çözümden yanayız. Avrupa tek pazarına entegrasyon bize ölçek ekonomisi kazandıracaktır” diyen Toros, Berova’nın eleştirilerini gözden geçirmesini istedi.

CTP Milletvekili Devrim Barçın da, sordukları sorulara cevap gelmediğini kaydederek, “Çalakalem, iktisat biliminden uzak, günü kurtarmaya yönelik” adım atıldığını söyledi. “Projeksiyon yok, veri yok” diyen Barçın, yerel gelirlerle, yerel giderlerin dahi karşılanamaz boyuta geldiğini belirtti.

Madde madde görüşülmesi sonrasında tasarı oy çokluğuyla onaylandı.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugünkü çalışmalarını tamamladı. Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.

Genel Kurul’da, meclisin bugünkü gündeminde yer alan Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin üçüncü görüşmesi de yapıldı. Görüşmede tasarının bütünü oy çokluğuyla kabul edildi.

Meclis Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na ilişkin rapor, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk tarafından okundu.

Bağımsız Milletvekili Baybars: “Hükümetin tüm yaptığı insanları kayıtsızlığa teşvik etmek”

Genel Kurul’da tasarı üzerine ilk sözü Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars aldı. Baybars, “Bu yasa ile uçan kuşa af çıkarıldı” dedi.  

Baybars, söz konusu yasa ile herkesin affedilebileceğini ifade ederek, hükümeti eleştirdi. Yasa ile kayıt dışı olanların sadece affedilmekle kalmayıp, ülkede iki ay da ikamet izinsiz kalabilmesine olanak tanınacağını kaydetti.  Baybars, “Hükümet af kapsamına girenlere iki ay boyunca ikamet izniniz de benden diyor” şeklinde konuştu.    

Baybars, söz konusu yasanın dört yılda altı kez çıktığını da anımsatarak, önceki yasalar çıktığı zaman da bunun “Kayıtlılığı sağlamak” için yapıldığının söylendiğini anımsattı.  
Artık ülkede sorunların çözülmediğini söyleyen Baybars, ülkede sorun ve çözümlerin “Normalleştirilmeye çalışıldığını” kaydetti.

Hükümetin formülünün “Anayasa’yı ve Meclisi bypass ederek” yasa gücünde kararname çıkartmak olduğunu söyleyen Baybars, ülkede yanlışlığın sıradanlaştığını, hukuksuzluğun normalleştirildiğini ve istisnaların da kural haline geldiğini belirtti.  

Baybars, ülkede, hukuka saygılı, vergisi ödeyen, ülkesini seven ve işçisini yasal çalıştıran insanlar olduğuna da dikkat çekerek, “Siz bu insanları cezalandırıyorsunuz” dedi. Hükümetin toplumu “Keyfiliğe” alıştırmaya çalıştığını da söyleyen Baybars, devletin kurallara uyan insanları koruyamadığı zaman zayıfladığını ifade etti. 

Baybars, kayıt dışılığın her zaman olduğunu ancak afların hep mevcut hükümet dönemlerinde çıkartılmasını eleştirdi. Hükümete tüm yasaları kaldırma önerisinde de bulunan Baybars, hükümetin tüm yaptıklarının insanları “Kayıtsızlığa teşvik ettiğini” kaydetti.

Almanya gibi ülkelerde af çıkarılmadığını ve sıfır tolerans ilkesi ile çalışıldığını ifade eden Ayşegül Baybars, KKTC’de kayıt dışı olan kişilerin yakalanmaması durumunda hiç sorun olmadığını, insanların kayıt dışı çalışabildiğini, hatta suç örgütlerine de katılabildiklerini söyledi.  

Kayıt dışı olanları bir gün deport ettiklerini ancak başka bir gün af getirebildiklerini ifade eden Baybars, yasaların hükümetin elinde oyuncak olduğu eleştirisinde bulundu. Baybars, yasa tasarısında yapılması gereken değişiklikler konusunda önerilerde bularak, İçişleri Bakanlığı’ndan ikamet izinsiz veya vizesi dolmuş turist sayısı hakkında veri talebinde bulundu.

Baybars, konuşmasının sonunda yapılanın yanlış olduğunu ve toplumun bunu hak etmediğine inandığını belirtti.

CTP Milletvekili Özdenefe: "Görüşler dinlenmiyor, yasalar usulen ve şeklen geçiriliyor"

Genel Kurul’da daha sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fazilet Özdenefe söz alarak, mevcut hükümetin ülkeyi “Cennet adası” yaptığını söyledi.

Ülkede hiçbir şey yapmadan diploma dağıtıldığını, ülkeyle herhangi bir bağı olmayanlara ya da ülkede bulunma gününe bakılmadan yurttaşlık verilebildiğini belirten Özdenefe, bu durumun devletin itibarını ve güvenirliğini sarstığını kaydetti.  

Geçmiş yıllarda birçok af yapıldığını anımsatan Özdenefe, pandemi döneminde çıkarılan afların insani olduğunu ancak günümüzdeki afların bir rutine dönüştüğü eleştirisinde bulundu. Özdenefe, Meclis’e yasa yapma konusunda eleştirilerde bulunarak, görüşlerin dinlenmediğini ve yasaların usulen, şeklen geçirildiğini söyledi.  

Söz konusu yasanın insani nedenlerle yapılmadığını görüşünü dile getiren Özdenefe, yasanın ekonomik önlemler paketi içinde yer almasını da eleştirdi. Özdenefe, herkesin affa tabi olduğunu belirterek, bir asgari ücret ödenmesi halinde, turist vizesi olanların artık ikamet izni sahibi olacaklarını kaydetti.  

Sapla samanın karıştığını söyleyen Özdenefe, ülkede yurttaşlık hakkı olanlarla olmayanların artık birbirine karıştığını dile getirdi. Özdenefe, ülkede yıllardır, e-devletten, e-vizeden bahsedildiğini, ancak KKTC’nin göç yönetimi devletine geçiş yapamadığını ifade etti.

Ülkede öğrencilerin devlet tarafından korunması gerektiğini söyleyen Özdenefe, ancak ülkeye gelen öğrencilerin de ülke yasalarına uyma zorunluluğu olduğuna işaret etti. Seçime çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Özdenefe, hükümete başka icraat yapmaması çağrısında bulundu.

CTP Milletvekili Solyalı: “Deport edilen kişi için devlet 71 bin TL masraf ödüyor, hükümet her yıl bu nedenle af çıkarıyor”

CTP Milletvekili Ürün Solyalı da, bugün Meclis’e üç yasa ve bir tane de ivedilik geldiğini söyleyerek, tüm getirilen yasaların verilerinin bulunmamasını eleştirdi. 

Yabancılar ve Muhaceret Yasa Tasarısı hakkında konuşan Solyalı, yasayla 250 bin kişiye af getirileceğini söyledi.  

Solyalı, kaçak yakalamanın ve deport etmenin devlet için masraflı bir şey olduğunu ve deport edilen kişi için devletin 71 bin TL masrafı olduğunu söyleyerek, hükümetin bu nedenle her yıl af çıkardığını kaydetti.    

Solyalı, Demokrat Parti (DP) Milletvekili Serhat Akpınar’ın bir televizyon programına katıldığını ve Yükseköğrenim Değişiklik Yasası hakkında açıklamalarda bulunduğunu söyledi.

Akpınar’ın açıklamaları kapsamında Başbakan Ünal Üstel ile İçişleri Bakanlığı’nın Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi ile adaya tüm girişleri kontrol altına alabilecek bir sistem üzerinde çalıştıkları bilgisini aldıklarını belirten Solyalı, “Yani yine biz kendi yönetemediğimiz bir yapıyı Türkiye Cumhuriyeti'ne devretmiş durumdayız” dedi.  

Solyalı, ayrıca kaç kişiye bu imkânın tanınacağını ve vizeye başvurabileceğini de sordu.

CTP Milletvekili Talat, Mehmet Metiner’in yurttaş yapılma gerekçelerini eleştirdi

Milletvekili Ürün Solyalı ardından söz alan CTP Milletvekili Ongut Talat da, bugün yalnızca bir affı konuşmadıklarını, bu konunun nüfus politikasından, kayıt sistemine, yükseköğrenim politikasından çalışma hayatına ve kamu güvenliğine kadar çok geniş bir alanı kapsayan bir mevzu olduğunu söyledi.

Talat, verileri tutan kurumların arasında dijital bir koordinasyon olmadığını ifade ederek, İçişleri Bakanlığı’ndan kendilerine veri sunmasını talep etti.

E-devlet kurumun kamu ortak veri merkezindeki işletim sistemlerine erişim yetkisi olmadığını dile getiren Talat, Türksat ile yapılan protokol gereği ülkenin e-devlet kurumunun bu sistemlere erişimi olmadığını söyledi.

Talat, kişilerin kamu kaynakları kullanılarak ülkeden deport edildiğini, bu rakamın da kamu kaynakları üzerinde bir yük olduğunu vurguladı. Talat, rakamlar hakkında bilgi vererek, yapılan çalışma ile Maliye’ye ne kadar para kazandırılacağını sordu.

Talat, geçen hafta 95 kişiye istisnai yurttaşlık verildiğini de anımsatarak, Mehmet Metiner’in yurttaş yapılma nedenlerini okudu ve Metiner’in yurttaş yapılma gerekçelerini eleştirdi.

Talat, yurttaşlıkların eften püften gerekçelerle verildiğini, yurttaşlığı gerçekten hak edenlere ise verilmediğini kaydetti.

UBP Milletvekili Gardiyanoğlu: “Muhaceret affına başvuranların yüzde 50’den fazlası ülkeye eğitim için gelenler”

UBP Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu da konuyla ilgili birkaç şeyi düzeltmek istediği söyleyerek, söz aldı. Gardiyanoğlu, kendisinin bakanlık sürecinde diğer ülke bakanları ile yaptıkları istişareler konusuna değindi ve hemen hemen bütün ülkelerdeki sorunların ortak olduğunu söyledi.

Muhaceret konusunun “Kanayan yara” olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, her yıl bir af çıksa da şu andaki mevcut düzenlemelerle ilgili kayıt dışılığın önüne geçilmesinin mümkün olmadığını kaydetti.

Gardiyanoğlu, son yapılan aflarla ilgili bilgi vererek, muhaceret affına başvuranların yüzde 50’den fazlasının ülkeye eğitim için gelenler olduğunu belirterek, konunun çözümü yönünde birlikte çalışmayı teklif etti.

Kendi görev süresinde yapılan çalışmalarla ilgili de konuşan Gardiyanoğlu, yapılacak her yasa için elini taşın altına koymaya hazır olduklarını kaydetti.

Avrupa’da da çok ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Gardiyanoğlu, orada da KKTC’de de toleransın sıfır olduğunu ve kişinin yakalandığı zaman deport edildiğini belirtti.

Gardiyanoğlu, bu sorunun çözümünün yasal düzenlemeler olduğuna dikkat çekerek, ivedilikle çalışmaya hazır olduklarını vurguladı.

Bakan Oğuz, ülkeye girişler konusunda istenmeyen olaylar olduğunu ve bunları önlemek için ek tedbirler aldıklarını söyledi

Konuşmalar ardından söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, eleştirilere ve sorulara yanıt verdi. Olumlu ve olumsuz değerlendirme yapan herkese teşekkür eden Oğuz, dönüp dolaşıp, gelinen noktanın sistem olduğunu söyledi.

Yapılması gerekenler zamanında yapılmadığı için kendilerinin de sistemde iyileştirme yapmaya çalıştıklarını ifade eden Oğuz, herkesin kendilerini eleştirdiğini, bir göç merkezi kurduklarını ancak kimsenin bunu önemsemediğini dile getirdi.

Oğuz, göçün dünyanın sorunu olduğunu dile getirerek, içinde bulunulan coğrafya ve yaşanan savaşlar nedeniyle ülkede göç sorunu olduğunu ifade etti.

İzinlendirmeleri yapan Çalışma ve Soyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, polis muhaceret ve sivil muhaceretin entegre çalışmasının önemine işaret eden Oğuz, bu sistemin bugüne kadar kurulmadığını kaydetti.  

Yapılması gerekenler hakkında da bilgiler veren Bakan Oğuz, bazı değişikliklerin zaman aldığını, basit şeyler için bile haftalar istendiğini söyledi. Oğuz, bazı konularda gerekli birimlerden eğitim aldıklarını da belirtti.  

Tek düğmeye basarak verileri elde etmek istediklerini ancak bugünkü imkanlarda böyle bir şeyin mümkün olmadığını ifade eden Oğuz, yıllara göre aftan yararlanan kişiler ve rakamları hakkında bilgiler verdi.

Oğuz, uygulamanın muhaceret affını kapsadığını, adli suçları kapsamadığını vurgulayarak, affın belli bir süreyi kapsadığını ve belli şartlara bağlı olduğunu da ekledi. Ülkeden ihraç edilenler hakkında da bilgi veren Oğuz, ülkeye girişler konusunda da istenmeyen olaylar olduğunu ve bunları önlemek için ek tedbirler aldıklarını söyledi.

"Hükümet doğru bildiklerini yapmaya devam edecek"

“Bu sorunu yasayla çözebiliriz” diyen Oğuz, gelen çok sayıda talep ve şikâyet olduğunu kaydetti. Hükümetin çok fazla eleştirildiğini de ifade eden Oğuz, doğru bildiklerini yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.

Yasa dışı göçle ilgili mücadele ettiklerini anlatan Oğuz, bu çalışmaları paraya bağlamanın da doğru olmadığını, amaçlarının kayıt dışılık konusunda gerekli tedbiri almak olduğunu vurguladı.
Kayıt dışı yaşamla ilgili ne tedbir alınacağı sorusuna ise Oğuz, bütün bu aftan yararlananların kayda girmiş olacağı yanıtını verdi.

Bütün yetkinin Türkiye Cumhuriyeti’ne verileceği eleştirisinin doğru olmadığını belirten Oğuz, amaçlarının verisel anlamda suçlarla mücadele olduğunu kaydetti.

“Biz hiç kimseye istisnai bir durum yaratmıyoruz.” diyen Oğuz, yasalar çerçevesinde hareket ettiklerini vurguladı.

Vatandaşlık Yasası’na da iki tane madde getirdiklerini kaydeden Oğuz, bunun birinin evlat edinilen veya evlilik dışı doğan çocukların 18 yaşına kadar vatandaşlık alamamasının düzeltilerek, bu mağduriyeti ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu söyledi.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Ebola’nın insandan insana kolay bulaşmadığını, şu anda kısıtlamaya gidecek bir noktada olunmadığını açıkladı

UBP Milletvekili Ali Pilli’nin yerinden söz alarak Ebola salgını konusunda bir soru sorması üzerine Oğuz, bu konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’nın çalıştığını, hastalığın yayılma riskinin olduğu ülkelere yönelik gerekli çalışmaları yapabileceklerini kaydetti.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de yerinden söz alarak, bu hastalığın insandan insana kolay bulaşmadığını, şu anda kısıtlamaya gidecek bir noktada olunmadığını, gelişmeleri takip ettiklerini kaydetti. Dinçyürek, “Şu an için ülkemizde bir tehdit bulunmamaktadır.” dedi.

Ardından Dursun Oğuz konuşmasına devam ederek, bu affın bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Çalışma Bakanlığı’nın da bununla ilgili gerekli duyuruları yapacağını kaydeden Oğuz, kayıt dışı yaşamla mücadeleye çok önem verdiklerini söyledi.

Konuşmaların ardından Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.

Genel Kurul’da son olarak Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin üçüncü görüşmesi yapıldı. Görüşmede Tasarı’nın bütünü oy çokluğuyla kabul edildi ve toplantı tamamlandı.

Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 25 Mayıs Pazartesi günü yasama öncelikli olmak koşuluyla yasama ve denetim birlikte saat 10.00’da yapılacak.

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın