Dünya

AB'de çatlak: Kallas’ın savunma hamlesine Berlin, Paris ve Roma’dan fren

Kaja Kallas’ın AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olarak Avrupa’nın savunma kapasitesini hızla güçlendirmek için oluşturmak istediği üst düzey grup, Almanya, Fransa ve İtalya’nın itirazları üzerine rafa kaldırıldı. Anlaşmazlık, Avrupa savunmasının nasıl ve hangi mekanizmalar üzerinden güçlendirileceği konusundaki görüş ayrılıklarını ortaya çıkardı.

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın, Avrupa’nın askeri kapasitesindeki açıkların hızla kapatılması için oluşturmayı planladığı üst düzey savunma grubu, Almanya, Fransa ve İtalya’nın itirazlarının ardından son anda rafa kaldırıldı.

Yaşanan anlaşmazlık, Avrupa’nın savunmasını güçlendirme hedefinden vazgeçilmesi anlamına gelmiyor. Tartışmanın arkasında, Avrupa’nın savunma kapasitesini hangi kurumlar üzerinden ve ne ölçüde kendi başına geliştireceği, NATO’nun bu süreçteki rolü ve AB üyesi ülkelerin karar mekanizmasına ne kadar dahil edileceği gibi daha temel sorular bulunuyor.

Kallas, ABD’nin stratejik önceliklerinin giderek Avrupa’dan uzaklaştığı bir dönemde Avrupa’nın kendi savunması için daha fazla sorumluluk üstlenmesini, askeri kapasitesini ve savunma sanayisini güçlendirmesini ve ulusal yaklaşımlar yerine giderek daha fazla “Avrupalı” düşünmesini savunuyor.

Almanya ise Avrupa’nın askeri kapasitesinin geliştirilmesinde NATO’nun mevcut savunma planlama mekanizmalarına ağırlık verilmesinden yana.

İtalya’nın itirazının merkezinde ise Kallas’ın savunma vizyonundan çok girişimin hazırlanma yöntemi ve üye ülkelerle yeterince istişare edilmemesi bulunuyor.

Avrupa savunması için bir “Draghi raporu” hazırlanacaktı

Euractiv’in haberine göre Kallas’ın “High-Level Group on Defence” (Savunma Üst Düzey Grubu) adıyla oluşturmak istediği yapının sekiz eski üst düzey siyasi, askeri ve güvenlik yetkilisinden oluşması planlanıyordu.

Grubun görevi, Avrupa’nın konvansiyonel askeri kapasitesindeki kritik açıkları incelemek ve bunların mümkün olan en kısa sürede nasıl giderilebileceğine ilişkin somut öneriler hazırlamaktı.

Brüksel’de girişim, eski Avrupa Merkez Bankası Başkanı ve İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin Avrupa’nın rekabet gücü konusunda hazırladığı kapsamlı rapora benzetiliyor ve savunma alanında bir tür “Draghi raporu” olarak değerlendiriliyordu.

Kallas, geçen hafta AB savunma bakanlarının İrlanda’daki toplantısının ardından girişimi açıklarken, Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu askeri tehditlerin giderek daha gerçek hale gelmesine rağmen üye ülkelerin savunma kapasitesindeki açıkları yeterince hızlı kapatamadığını söylemişti.

Eski siyasi ve askeri yetkililerin mevcut kurumların dışında düşünerek Avrupa’ya daha hızlı ve yenilikçi çözümler önermesi amaçlanıyordu.

Pazartesi günü Brüksel’de yapılması planlanan tanıtım toplantısı son anda iptal edildi.

Bir AB yetkilisi, bazı üye ülkelerin girişimin “şu anda izlenecek doğru yol olmadığı” görüşünde olduğunu belirterek, bakanlarla yapılan görüşmelerin ardından mevcut planın sürdürülmemesine karar verildiğini açıkladı.

Kallas: ABD’nin Avrupa’dan uzaklaşması geçici değil, yapısal

Uzman grubu konusundaki anlaşmazlığın arkasında Kallas’ın son dönemde giderek daha belirgin hale gelen Avrupa merkezli savunma yaklaşımı da bulunuyor.

Kallas, ocak ayında Avrupa Savunma Ajansı’nın yıllık konferansında yaptığı konuşmada transatlantik ilişkilerde temel bir değişim yaşandığını açıkça dile getirmişti.

ABD’nin Avrupa’nın müttefiki ve ortağı olmaya devam edeceğini vurgulayan Kallas, buna karşın Avrupa’nın artık Washington’ın başlıca stratejik ağırlık merkezi olmadığını ve bu değişimin geçici değil “yapısal” olduğunu söylemişti.

Kallas’a göre bu yeni gerçeklik Avrupa’nın kendi güvenliği için çok daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektiriyor.

Avrupa ülkelerinin savunmada ulusal çıkarlar temelinde hareket etmeyi bırakıp yatırım, silah geliştirme, tedarik, bakım ve eğitim dahil olmak üzere çok daha fazla alanda “Avrupalılar olarak birlikte hareket etmesi” gerektiğini savunan Kallas, Avrupa’nın askeri kapasitesindeki parçalanmış yapının kıtayı hem yavaşlattığını hem de zayıflattığını belirtiyor.

Kallas’ın ortaya koyduğu nihai hedef ise savunmada da güçlü ve bağımsız bir Avrupa.

Kallas NATO’ya alternatif değil, NATO içinde daha güçlü bir Avrupa istiyor

Kallas’ın Avrupa merkezli yaklaşımı NATO’dan kopuş veya NATO’ya alternatif bir Avrupa savunma sistemi kurulması biçiminde değerlendirilmiyor. Aksine Kallas, Avrupa’nın savunma girişimlerinin NATO’yu tamamlaması gerektiğini özellikle vurguluyor.

Kallas’a göre ABD stratejik ağırlığını Avrupa’nın dışına kaydırdıkça NATO’nun gücünü koruyabilmesi için de “daha Avrupalı” hale gelmesi gerekiyor.

Bu yaklaşımda AB’nin savunma kapasitesinin geliştirilmesi, NATO’yla rekabet eden paralel bir yapı kurmak yerine ittifak içindeki “Avrupa ayağını” güçlendirmeyi amaçlıyor.

Kallas, AB’nin mali ve düzenleyici araçlarının NATO’nun askeri kapasite hedeflerini desteklemek için kullanılabileceğini, ancak Avrupa’nın aynı zamanda kendisine ait daha güçlü bir savunma sanayisi, ortak tedarik mekanizmaları ve askeri kapasite geliştirmesi gerektiğini savunuyor.

Kallas’ın ifadesiyle amaç, “savunmada da güçlü ve bağımsız bir Avrupa.”

Berlin NATO’nun mevcut mekanizmalarını öne çıkarıyor

Almanya’nın yaklaşımı ise Kallas’ın oluşturmak istediği yeni mekanizma konusunda daha ihtiyatlı. Der Spiegel’in aktardığı bilgilere göre Berlin, savunma politikası ve askeri kapasite planlamasında yeni bir yapı kurulmasındansa NATO’nun mevcut savunma planlama süreçlerine ağırlık verilmesini istiyor.

NATO üyesi 23 AB ülkesi zaten ittifakın belirlediği askeri kapasite hedefleri doğrultusunda hareket ediyor.

AB ülkeleri de Avrupa’nın kendi savunmasını güçlendirmesi amacıyla dokuz temel askeri kapasite açığının kapatılması üzerinde daha önce anlaşmış durumda. Dolayısıyla Berlin açısından temel sorulardan biri, Kallas’ın oluşturmak istediği yeni grubun mevcut NATO ve AB mekanizmalarına ne katacağı.

Böylece Kallas ile Berlin arasında Avrupa’nın savunmasını güçlendirme gerekliliği konusunda değil, bunun hangi mekanizmalar üzerinden ve hangi kurumsal ağırlık merkeziyle yapılacağı konusunda bir görüş ayrılığı ortaya çıkıyor.

Tartışma Kallas’ın yetkilerine kadar uzanıyor

Alman hükümeti son dönemde Kallas’ın yönettiği Avrupa Dış Eylem Servisi’ne (EEAS) eleştirel yaklaşıyor.

Almanya, EEAS’ın önemli bölümlerinin Avrupa Komisyonu’yla birleştirilmesini savunuyor. Fransa ve Almanya’nın gündeme getirdiği bu yeniden yapılanma önerisi, AB dış ve güvenlik politikasının kurumsal yapısını önemli ölçüde değiştirebilir ve Kallas’ın Yüksek Temsilci olarak sahip olduğu yetkilerin azalmasına yol açabilir.

Kallas ise bu öneriye karşı çıkıyor.

Bu nedenle savunma grubunun engellenmesi, Brüksel ile büyük AB başkentleri arasında Avrupa dış ve güvenlik politikasında yetkinin nerede toplanacağına ilişkin daha geniş bir mücadelenin parçası olarak da değerlendiriliyor.

İtalya’nın derdi Kallas’ın savunma vizyonundan çok yöntem

İtalya’nın itirazı ise Almanya’dan farklı bir noktada yoğunlaşıyor. ANSA’nın Brüksel kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Giorgia Meloni hükümeti, girişimin hazırlanış biçiminden rahatsız oldu.

Bazı AB başkentlerinin girişim konusunda son anda bilgilendirildiği, bazılarının ise görüşünün dahi alınmadığı belirtiliyor. İtalya Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre Savunma Bakanı Guido Crosetto’nun temel itirazı da bu “yöntem” sorununa yönelik.

ANSA, başkentlerde oluşan tepkiyi Kallas’ın girişimine karşı bir tür “yarı isyan” olarak nitelendirdi.

Meloni hükümetine yakın kaynaklar da Roma’nın rahatsızlığını reddetmezken, sorunun yalnızca İtalya’ya özgü olmadığını ve çok sayıda Avrupa başkentinin benzer kaygılar taşıdığını belirtti.

İtalya’yı temsil edecek isim de rahatsızlık yarattı

İtalya açısından tartışmanın bir başka boyutu ise grupta yer alması düşünülen isim oldu.

ANSA’nın Brüksel kaynaklarına göre Roma, eski Başbakan Matteo Renzi’ye yakın bir ismin gruba dahil edilmesinden hoşnut değildi.

Kaynaklar doğrudan isim vermese de işaretlerin İtalya eski Savunma Bakanı Roberta Pinotti’yi gösterdiği belirtildi.

İtalya Savunma Bakanlığı kaynakları ise Crosetto’nun itirazının doğrudan Pinotti’ye yönelik olduğu iddiasını reddetti ve temel sorunun üye devletlerle yeterli istişare yapılmaması olduğunu vurguladı.

Paris de girişimin durdurulmasını istedi

Euractiv’in edindiği bilgilere göre Fransa da Kallas’ın girişimine karşı çıkan ülkeler arasındaydı.

Böylece AB’nin en büyük üç ülkesi Almanya, Fransa ve İtalya, Kallas’ın yeni savunma grubunun mevcut haliyle kurulmasına karşı aynı tarafta yer aldı.

Paris’in girişime yönelik itirazının ayrıntılı gerekçesi henüz kamuoyuna açıklanmış değil. Ancak Fransa ve Almanya’nın Avrupa Dış Eylem Servisi’nin yeniden yapılandırılması konusunda da ortak hareket etmesi, tartışmanın yalnızca uzman grubunun yapısıyla sınırlı olmadığına işaret ediyor.

İngiltere de sürecin dışında kalmaktan rahatsız

Kallas’ın girişimi İngiltere’de de rahatsızlık yarattı. ANSA’ya göre Londra, Ukrayna başta olmak üzere önemli küresel güvenlik konularında AB ile yakın çalışmasına rağmen girişimin hazırlanma sürecinin dışında kaldı.

Bu durum dikkat çekici bir çelişkiyi de beraberinde getirdi. Kallas, grubu ilk duyurduğunda yapının AB ülkelerinin yanı sıra İngiltere ve Ukrayna’dan eski siyasi ve askeri yetkilileri de kapsayacağını açıklamıştı. Euractiv’e göre gruba katılması düşünülen isimler arasında İngiltere eski Savunma Bakanı Ben Wallace da bulunuyordu.

Eski bir İngiliz bakanın gruba dahil edilmesinin planlanması, Londra hükümetinin girişimin hazırlanmasına dahil edildiği şeklinde yorumlanmadı. ANSA’nın haberine göre İngiltere’nin rahatsızlığı Avrupa güvenliğinde üstlendiği role rağmen sürecin dışında kalmasından kaynaklandı.

Avrupa savunması rafa kaldırılmadı

Berlin, Paris ve Roma’nın itirazlarının ardından iptal edilen şey Avrupa’nın savunmasını güçlendirme planı değil, Kallas’ın bunu hızlandırmak amacıyla oluşturmak istediği uzman grubunun mevcut modeli.

AB yetkilileri de bunu özellikle vurguluyor.

Kallas’ın ekibinden yapılan açıklamada, “teşhisin değişmediği” ve Avrupa’nın savunma konusunda daha hızlı hareket etmesi gerektiği belirtilirken, üye ülkeleri sürece dahil edecek yeni yöntemlerin araştırılacağı kaydedildi.

Kallas’ın temel kaygısı Avrupa’nın uzun vadeli hedeflere yoğunlaşırken önündeki birkaç yılın acil güvenlik ihtiyaçlarını kaçırması.

AB kaynakları bunu, Avrupa’nın 2035’te nerede olması gerektiğine o kadar fazla odaklanıp 2027’de yapılması gerekenleri yerine getirememesi riskinin bulunduğu sözleriyle anlatıyor.

Yaşanan anlaşmazlık böylece Avrupa savunmasındaki daha temel bir tartışmayı da görünür hale getiriyor: ABD’nin stratejik önceliklerinin değiştiği bir dünyada Avrupa kendi askeri kapasitesini ne kadar hızlı geliştirecek, NATO ile AB arasındaki iş bölümü nasıl kurulacak ve bu süreçte karar gücü Brüksel’de mi yoksa ulusal başkentlerde mi ağırlık kazanacak?

Kallas’ın cevabı daha güçlü, birlikte hareket eden ve gerektiğinde daha bağımsız davranabilen bir Avrupa savunma ayağı oluşturmak.

Berlin, Paris ve Roma’nın son müdahalesi ise Avrupa’nın savunmasını güçlendirme hedefi konusunda değil, bu hedefe giden yolun kim tarafından ve nasıl belirleneceği konusunda uzlaşmanın henüz sağlanamadığını gösteriyor.

Kaynaklar: Der Spiegel - Euractiv ANSA - EEAS

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın