Dünya

Ceuta’da göç krizi: Binlerce kişi sahile sığındı, 20 Eylül için yeni kitlesel geçiş çağrısı

İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’da göç krizi derinleşirken, binlerce göçmen Trampolin sahilinde sağlıksız koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.

İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’da göç krizi giderek ağırlaşıyor. Temmuz sonunda Fas’tan başlayan kitlesel geçişlerin ardından binlerce göçmen, barınma merkezlerindeki yetersiz kapasite nedeniyle Trampolin sahilinde son derece kötü koşullarda yaşamaya çalışıyor. 20 Eylül’de yeni bir kitlesel geçiş yaşanabileceği yönündeki çağrılar ise İspanya ve Fas arasındaki gerilimi artırıyor.

Ceuta’nın kuzeyindeki Trampolin sahili, kısa sürede derme çatma barınakların kurulduğu büyük bir göçmen kampına dönüştü. Bölgedeki temizlik ekiplerine göre sahilde yaklaşık 6 bin kişi bulunuyor. Yetkililerin verdiği sayı ise 2 bin civarında.

Sahildeki sağlık ve hijyen koşullarının son derece kötü olduğu belirtiliyor. Çöp konteynerlerinin dolup taştığı, yalnızca 10 seyyar tuvaletin bulunduğu ve bölgede sık sık kavgalar çıktığı aktarılıyor.

Trampolin sahili, Fas’tan temmuz sonunda başlayan ve benzeri görülmemiş boyuta ulaşan göç dalgasının ardından dolmaya başladı. İspanya hükümeti ise yaklaşık 40 gün önce Ceuta’ya giren 70 bin kişiden 63 bininin kendi isteğiyle Fas’a döndüğünü ve şehirde yaklaşık 7 bin kişinin kaldığını savunuyor. Sahildeki görüntüler ve yeni barınakların komşu Benitez sahiline doğru yayılması ise resmi rakamlara ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

Barınma merkezlerinde yer yok

İspanyol hükümetinin oluşturduğu kabul merkezleri ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. Tarajal bölgesinde yeni bir merkez açılırken Loma Colmenar’da da başka bir merkez oluşturuldu. Buna rağmen yüzlerce genç hâlâ üniversite hastanesinin yakınında açık havada uyuyor.

Trampolin sahilinde ise göçmenler çevredeki tepelerden kestikleri bambuları iplerle birbirine bağlayarak üzerlerini mavi brandalarla kapatıyor ve kendilerine geçici barınaklar yapıyor. Eylül sonunda başlaması beklenen yağmurlar ve kuvvetli Levante rüzgârlarının bu yapıları ortadan kaldırmasından endişe ediliyor.

“Fas geri dönüş için hiçbir önlem almıyor”

Krizin siyasi ve diplomatik boyutu da giderek büyüyor.

Le Monde'un haberine göre Ceuta ve Melilla Gözlemevi Direktörü ve uluslararası ilişkiler profesörü Carlos Echeverria, çok sayıda göçmenin ticari liman, askeri kışlalar ve yakıt depoları gibi kritik altyapıların yakınında bulunduğuna dikkat çekti.

Echeverria, Fas'ın göçmenlerin geri dönmesi için önlem almadığını savunarak, Rabat'ın durumun kötüleşmesine izin vererek Ceuta'nın geleceğini tartışmaya açmayı ve kentteki yatırımları olumsuz etkilemeyi amaçlıyor olabileceğini ileri sürdü.

Sosyal medyada ise 20 Eylül’de Ceuta’ya yönelik yeni bir kitlesel geçiş çağrısı dolaşıyor. Facebook’ta, 711 ile 1492 yılları arasında Müslüman egemenliği altında bulunan İber Yarımadası ve Fransa’nın güneyini ifade eden tarihsel “Endülüs” adına atıfta bulunuluyor.

Carlos Echeverria’ya göre, "Bu yalnızca bir gövde gösterisi olabilir; ancak gerçekte Fas yönetimi Ceuta üzerindeki egemenlik meselesini ciddiye alıyor. Bu, kesinlikle kabul edilemez bir hak iddiasıdır.”

Cebelitarık Boğazı vurgusu

Ceuta’daki tartışmanın arkasında kentin stratejik konumu da bulunuyor.

Ceuta Belediyesi arşivcisi José Luis Gomez, kamuoyunda Hürmüz Boğazı'nın stratejik öneminin sıkça tartışıldığını, Cebelitarık Boğazı'nın da aynı ölçüde stratejik olduğunu belirterek Avrupa'nın boğazın iki yakasındaki varlığından vazgeçmesinin düşünülemeyeceğini savundu.

İspanya tarihi uzmanı Yves Zurlo ise Ceuta'nın 1995'ten bu yana İspanya'ya bağlı özerk şehir statüsünde ve Schengen alanının parçası olduğuna dikkat çekerek kentin Fas'a devredilmesi tartışmasının gündemde olmadığını söyledi.

Günde 14 bin öğün yemek dağıtılıyor

Sahilde yaşam koşulları giderek ağırlaşıyor. Bazı göçmenler yiyecek alabilmek için ayakkabı ve giysilerini birkaç euro karşılığında satmaya çalışıyor. Parası olanlar şehirdeki marketlerden ekmek, bisküvi ve konserve alarak sahilde yeniden satıyor. Göçmenlerin büyük bölümünün günün tek öğününü akşam saatlerinde aldığı belirtiliyor.

Kızılhaç gönüllüleri her gün su, süt, ton balığı ve ekmekten oluşan paketler dağıtıyor. Ceuta’da yaşayan emekli uluslararası ilişkiler profesörü Enrique Avila’ya göre kentte günde yaklaşık 14 bin öğün yemek dağıtılması, hükümetin açıkladığından daha fazla göçmenin bölgede kalmış olabileceğine işaret ediyor.

İspanyolların yüzde 63’ü hükümetin kriz yönetiminden memnun değil

Krizin siyasi faturası Pedro Sanchez hükümeti açısından da ağırlaşıyor. Sanchez, 3 Eylül’de parlamentoda yaptığı açıklamada Ceuta'nın “zamanın sonuna kadar” İspanyol kalacağını garanti etti.

40dB araştırma şirketinin yayımladığı ankete göre İspanyolların yüzde 63'ü hükümetin göç krizini şimdiye kadar “kötü” veya “çok kötü” yönettiğini düşünüyor.

Hükümet üzerindeki baskıyı artıran bir başka gelişme ise gizliliği kaldırılan istihbarat belgeleri oldu. Belgeler, hükümetin 29 Temmuz’da Ceuta’ya kitlesel bir göçmen geçişinin eli kulağında olduğu konusunda uyarıldığını ortaya koydu.

Uyarı, kitlesel geçişin başlamasından yalnızca 24 saat önce yapılmıştı.

Kaynak: Le Monde

:
share
Siteyi Telegram'da Paylaşın
Siteyi WhatsApp'ta Paylaşın
Siteyi Twitter'da Paylaşın
Siteyi Facebook'ta Paylaşın