Gazeteci Murat Ağırel, Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ile eşi Hülya Gökçek’in Almanya’daki şirket ve gayrimenkul yatırımlarını araştırdı.
Ağırel, Onlar TV’de yayımlanan “Dosya” programında araştırması kapsamında Almanya’ya giderek şirket kayıtlarında yer alan adresleri ve gayrimenkulleri görüntülerken, bugün Cumhuriyet’te yayımlanan köşe yazısında ulaştığı şirket kayıtları ile mali tablolardaki rakamları paylaştı.
Ağırel’in aktardığı belgelere göre, 30 bin avro sermayeyle kurulan ve ilk yılında sıfır ciro ile sıfır çalışan bildiren HAMAG isimli şirketin bilançosundaki gayrimenkul varlığı iki yıl içinde yaklaşık 3 milyon 857 bin avroya ulaştı. Ağırel, yatırımların hangi kaynakla finanse edildiğinin açıklanması gerektiğini savundu.
Ağırel, Onlar TV yayınında dosyayı, “Bir şirket hikâyesi anlatmayacağım. Bir servetin izini süreceğiz. Ankara’dan Almanya’ya uzanan para trafiğini, milyonlarca avroluk yatırımları ve bütün bu mal varlığının hangi kaynakla oluştuğu sorusunu belgeleriyle anlatacağız” sözleriyle duyurdu.
Süreç 2022’de 30 bin avro sermaye ile başladı
Ağırel’in aktardığı belgelere göre Hülya Gökçek, 17 Ağustos 2022’de Türkiye’de düzenlenen noter vekâletnamesiyle Filiz Polat Isler’i Almanya’da HAMAG isimli şirketi kurmak üzere yetkilendirdi.
Vekâletname beş gün sonra apostil işleminden geçirildi ve şirket 30 Ağustos 2022’de Almanya’da kuruldu.
Şirketin tek sahibi Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’in eşi Hülya Gökçek oldu. HAMAG’ın sermayesi ise 30 bin avro olarak belirlendi.
Ahmet Gökçek’in Almanya bağlantısı yeni değil. Ağırel’in aktardığına göre Gökçek, gençlik yıllarında Almanya’ya giderek Berlin Ankaraspor’un başkanı oldu. Ağırel, Gökçek’in başkanlığı döneminde yaklaşık 100 yıllık kulübün iflas ettiğini ve kulübe yapılan harcamalar nedeniyle haciz işlemleriyle karşı karşıya kalındığını hatırlattı. Ahmet Gökçek daha sonra Türkiye’ye döndü.
Ağırel, Onlar TV yayınında sermayenin başlangıçta 15 bin avrosunun ödendiğini, diğer 15 bin avronun ise daha sonra ödenmek üzere taahhüt edildiğini gösteren belgeleri yayımladı.
İlk olarak Köln’de kurulan şirket daha sonra Düsseldorf’a taşındı.
Ağırel’e göre “HAMAG” ismi Hülya, Ahmet, Melih, Ahmet ve Gökçek isimlerinin baş harflerinden oluşturuldu. Ağırel ayrıca Ahmet ve Hülya Gökçek’in oğlu, Melih Gökçek’in torunu İbrahim Melih Gökçek’in de şirkette yetkili olduğunu aktardı.
Sıfır ciro, sıfır çalışan
Şirketin ilk yılındaki mali tablo oldukça sınırlıydı. Ağırel’in aktardığı kayıtlara göre HAMAG’ın cirosu ve çalışanı bulunmuyordu. Ancak 2023 bilançosunda yaklaşık 849 bin avroluk “hissedar finansmanı” görülmeye başladı.
Ağırel’in bugün yayımlanan yazısına göre asıl büyük değişim 2024 bilançosunda ortaya çıktı. Bir önceki yıl gayrimenkul varlığı bulunmayan şirketin bilançosunda yaklaşık 3 milyon 857 bin avroluk gayrimenkul varlığı oluştu.
Ağırel, 30 bin avro sermayeyle kurulmuş bir şirketin iki yıl içinde 3,86 milyon avroluk taşınmaz varlığına ulaşmasının tek başına herhangi bir suç veya hukuka aykırılık anlamına gelmediğinin altını çizerken, bu büyümenin finansman kaynağının açıklanması gerektiğini belirtti.
Mali kayıtlarda “Bank Türkei”
Ağırel’in hem televizyon yayınında hem de köşe yazısında üzerinde durduğu en önemli noktalardan biri finansmanın Türkiye bağlantısı oldu.
Ağırel, Onlar TV yayınında Alman makamlarına sunulan şirket belgelerini ekrana getirerek kayıtlarda Türkiye’deki bir bankaya işaret eden bir ibare bulunduğunu söyledi.
Cumhuriyet’teki yazısında ise 2024 bilançosundaki “Bank Türkei” kaydına dikkat çekerek finansmanın Türkiye’den geldiğini kaydetti.
Ağırel bu noktada, milyonlarca avroluk büyümenin hangi kaynakla finanse edildiği ve paranın Türkiye’den nasıl aktarıldığı sorularını gündeme getirdi.
Düsseldorf’taki binayı yerinde görüntüledi
Ağırel, şirket kayıtlarını incelemekle yetinmeyerek Almanya’ya gitti ve HAMAG’ın Düsseldorf’taki adresini ziyaret etti.
Onlar TV yayınında yaptığı çekimleri de yayımlayan Ağırel, binanın kapısında HAMAG ve Gökçek adına ilişkin ibarelerin bulunduğunu gösterdi.
Ağırel’in Cumhuriyet’teki yazısına göre Hohenzollernstraße 30 adresindeki binada 15 daire ve iki dükkân bulunuyor ve bina yurt olarak düzenlendi.
Ağırel, televizyon yayınında Hohenzollernstraße’nin Düsseldorf’un en nezih ve pahalı bölgelerinden biri olduğuna dikkat çekerken, sokağın dini kurumların yoğunluğu açısından da dikkat çekici olduğunu anlattı.
Ağırel’in aktardığına göre sokağın girişinde bir kilise, hemen yanında bir Yahudi vakfı, ardından Katolik cemaatine ait bir merkez, bir Hristiyan vakfı ve Evangelistlere ait bir kuruluş bulunuyor. HAMAG’ın binasının da bu kurumların yanında yer aldığını belirten Ağırel, bölgeyi “dinlerarası diyalog gibi” sözleriyle tarif etti.
Ağırel ayrıca HAMAG binasının hemen yanında “Kilise Yardım Vakfı gibi bir vakıf” bulunduğunu söyledi.
Binanın tadilattan geçirildiğini ve otoparkının bulunduğunu anlatan Ağırel, çevrede yaşayanlarla yaptığı görüşmelerde de sokağın başından itibaren dini kültürün yaşatılmaya çalışıldığı bir bölge olduğunun kendisine aktarıldığını söyledi.
Şirketin yetkililerinden biri ise Melih Gökçek’in torunu, Ahmet ve Hülya Gökçek’in oğlu İbrahim Melih Gökçek.
İkinci rota Velbert: Thomascarree
Dosyanın ikinci önemli ayağını Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Velbert kentindeki “Thomascarree” isimli ticari kompleks oluşturdu.
Ağırel’in Cumhuriyet’te yayımladığı bilgilere göre Hülya Gökçek, 25 Şubat 2025’te söz konusu ticari gayrimenkul için yapılan satın alma sözleşmesine şahsen alıcı olarak girdi.
Thomascarree yaklaşık 6 bin 524 metrekare kiralanabilir alana sahip. Komplekste mağazalar, restoranlar, bürolar, muayenehaneler ve konutlar bulunuyor.
Ağırel’in incelediği değerleme belgelerine göre gayrimenkulün yıllık kira geliri yaklaşık 636 bin avro. Ağırel, Onlar TV yayınında da değerleme raporunu göstererek yıllık kira gelirinin 635 bin 669 avro olduğunu aktardı.
Satış bedeli 8,5 milyon avro
Ağırel’in Cumhuriyet’te aktardığı belgelere göre satıcının banka yükümlülüğünün kapatılması için gereken miktar 6 milyon 174 bin avroydu. Ancak bu rakam gayrimenkulün toplam satış bedeli değildi.
Ağırel, gerçek satın alma bedelinin 8,5 milyon avro olduğunu yazdı.
Onlar TV yayınında da noter belgelerini ekrana getiren Ağırel, belgelerde 6 milyon 174 bin avroluk yükümlülüğün bulunduğunu, toplam satın alma bedelinin ise 8,5 milyon avro olarak kararlaştırıldığını anlattı.
Ağırel’den dikkat çeken “elden ödeme” iddiası
Ağırel, Onlar TV yayınında Cumhuriyet’teki yazısında yer vermediği bir iddiayı da gündeme getirdi.
Ağırel’in iddiasına göre taraflar 8,5 milyon avroluk toplam bedel üzerinde anlaşırken, bunun 6,5 milyon avroluk bölümünün sözleşmede gösterilmesi, kalan bölümünün ise elden ödenmesi konuşuldu.
Ağırel, yayında bu bilgiyi aktarırken bunun bir “iddia” olduğunun özellikle altını çizdi.
Satın almaktan vazgeçildi, 570 bin avro ödeme yapıldı
Ancak Thomascarree’nin satın alınması gerçekleşmedi. Ağırel’in Cumhuriyet’teki yazısına göre noter satış sözleşmesi yapılmasına rağmen Hülya Gökçek daha sonra gayrimenkulü satın almaktan vazgeçti.
Bunun ardından sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle bir aracıya 170 bin avro, diğer aracıya 100 bin avro ve taşınmaz sahibine 300 bin avro olmak üzere toplam 570 bin avro ödeme yapıldı.
Ağırel, buna rağmen hukuki uyuşmazlığın sona ermediğini ve dava açıldığını yazdı. Onlar TV yayınında ise aracılardan birinin daha fazla alacağı bulunduğu iddiasıyla Almanya’da dava açtığını ve kendisine verilen bilgiye göre davanın devam ettiğini aktardı.
HAMAG’ın adı HAMAG Holding GmbH oldu
Ağırel’in aktardığı bilgilere göre Thomascarree girişiminden yaklaşık iki buçuk ay sonra şirketin yapısında değişikliğe gidildi ve şirketin adı HAMAG Holding GmbH oldu.
Ağırel’e göre yatırım arayışı daha sonra Lüksemburg’a uzandı.
Bu kez rota Lüksemburg
Ağırel, Ahmet Gökçek ile Hülya Gökçek’in Prof. Dr. Ali Rıza Töngür’ü de yanlarına alarak Lüksemburg’a gittiklerini söyledi.
Onlar TV yayınında Ağırel, üç ismin Massen isimli büyük bir alışveriş merkezinin satın alınması için görüşmeler gerçekleştirdiğini, gayrimenkulü incelediklerini ve aracılarla temas kurduklarını anlattı.
Ağırel, Cumhuriyet’teki yazısında Massen alışveriş merkezinin bedelini 180 milyon avro olarak verdi.
Gökçeklerin alışveriş merkezini incelediklerini ve fiyat teklifi aldıklarını belirten Ağırel’e göre satın alma konusunda bekleme kararı verildi.
30 bin avrodan milyonlarca avroluk yatırım arayışına
Ağırel’in ortaya koyduğu tabloya göre HAMAG’ın yolculuğu 2022’de 30 bin avro sermaye, sıfır ciro ve sıfır çalışanla başladı. 2023’te yaklaşık 849 bin avroluk hissedar finansmanı görüldü. 2024’te şirket bilançosundaki gayrimenkul varlığı yaklaşık 3 milyon 857 bin avroya çıktı.
Ardından 8,5 milyon avroluk Thomascarree için satın alma girişiminde bulunuldu. Bu işlem gerçekleşmedi ancak Ağırel’in aktardığı rakamlara göre sözleşmeden çıkılması toplam 570 bin avroluk ödemeye yol açtı.
Sonraki aşamada ise Lüksemburg’da 180 milyon avro bedelli Massen alışveriş merkezinin satın alınmasına yönelik görüşmeler yapıldığı ileri sürüldü.
Ağırel, Onlar TV yayınında Hülya Gökçek adına kayıtlı olduğunu söylediği Türkiye’deki şirketlerin mali durumuyla Avrupa’daki yatırım büyüklüğü arasındaki ilişkiyi de sorguladı.
“Bu paraların kaynağı nedir?”
Ağırel, hem televizyon yayınında hem de Cumhuriyet’teki yazısında dosyanın merkezine aynı soruyu yerleştirdi: Milyonlarca avroluk yatırımlar hangi kaynakla finanse edildi?
Onlar TV’de, “Kâr yapılmamış, zarar edilmiş. Bu paralar nereden? Kimden, nasıl elde edildi?” diye soran Ağırel, araştırmasının ilk bölümünü yayımladığını ve dosyanın devamının geleceğini söyledi.
Ağırel ayrıca savcılıkların talep etmesi halinde araştırmasında kullandığı belge, video ve fotoğrafları teslim etmeye hazır olduğunu belirterek, “Bu paraların kaynağı nedir? Nereden geliyor? Nasıl aktarılmıştır?” ifadelerini kullandı.
Kaynaklar: Onlar TV – Cumhuriyet













Yorumunuz